Dilekçe Hakkı ve Kullanımı

Dilekçe vermenin vatandaş için bir hak olduğu, kamu için ise bu dilekçenin cevaplanmasının bir görev olduğuna bir kuşku bulunmamaktadır. Dilekçe verme, bunun cevaplanması, şekli, silsilesi vb.gibi haller muhtelif kanunların yanı sıra Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konmuş yönetmelik ve diğer birçok kurumsal düzenlemelerle belirlenmiştir.

Ancak, bütün bu düzenlemelere rağmen tam olarak bilinmeyen bazı hususlar vardır:

-         1982 Anayasası'nın 74. maddesi dilekçe hakkını hükme bağlamaktadır.

-        3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun bu anayasal norma dayalı bir düzenlemedir.

-   5237 Sayılı TCK. md.121’e göre, kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.

Dikkat! hukuki bir gerekçe bulunmaksızın yetkili kamu makamlara verilen dilekçelerin kabul edilmemesi yetkili kamu çalışanı açısından başlı başına bir suç teşkil etmektedir. Bu bakımdan hangi dilekçelerin usul eksikliği nedeniyle incelemeye değer görülmeyip reddedilebileceği önemli bir husus teşkil etmektedir.

3071 Sayılı Kanunun 6. maddesine göre, belli bir konuyu ihtiva etmeyen, yargı mercilerinin çözmesi zorunluluğu bulunan konularla ilgili olan ve zorunlu şekil şartları eksik bulunan dilekçeler incelenemezler. Dikkat! Burada altı çizelen husus şudur: “İncelenemez” ibaresi, dilekçeler hakkında işlem yapılamayacağını anlatır. Yoksa dilekçenin hiç alınmaması ve kayda geçirilmemesi demek değildir.

“Belli konuyu ihtiva etmeme”, incelenmeye, araştırılmaya, soruşturulmaya değer anlamda herhangi bir konu veya cevaplandırılması gereken herhangi bir talep içermeyen dilekçeler demektir. Bir dilekçede mutlaka bir talep, bir şikâyet veya her ikisi birlikte olmalıdır. Sadece belli bir kişiye veya makama yönelik övgü ya da bağlılık ifade eden düşünce açıklamaları, dilekçe hakkı kapsamında incelemeye değer değildir.

Hukuken yasaklanmış talepler içeren veya yerine getirilmesi maddi olarak imkânsız konuları kapsayan dilekçeler de kabule şayan değildir.  Dilekçe hakkını kullanma bahanesi ile yazılan iftira, tehdit, şantaj, sövme ve hakaret içerikli yazılar dilekçe hakkından yararlandırılmaz.

Fakat dilekçe hakkını kullanırken şikâyetin dozunu kaçırarak hakaret ve tehdide yönelik suç unsurları içeren dilekçeler de işleme konur, muhatap haberdar edilir, gerekli görülürse savcılığa intikal ettirilir ve hakkında soruşturma başlatılır.

3071 Sayılı Kanun md.4’e göre dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunlu şekil şartlarıdır. Burada dikkat edilmesi gereken şudur! Bu şekil şartlarından birinde eksiklik varsa dilekçe işleme konulmaz, ancak sahibine bilgi verilir.

Bununla birlikte, 4982 Sayılı Bilgi Edinme Kanununa bağlı olarak çıkarılan 24.01.2004 tarih ve 25356 Sayılı “Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılması” konulu ve 2004/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi, kamuda şeffaflığı sağlama adına bu şekil şartlarını esnetmiştir.

Sözü edilen Genelgeye göre, 4. maddedeki şekil unsurları eksik olmakla birlikte başvurulan olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara dayanılıyorsa bu hususlar ihbar kabul edilerek idarece işlem yapılabilecektir.

Özellikle kamu görevlilerinin uygulamalarından şikâyete yönelik başvurularda, “kamu yararı” gözetilerek, ihbar niteliğinde şikâyette bulunan kişinin kimliğini gizlemesine hoşgörü ile bakıp, dilekçede olay, yer ve kişinin belirtilmiş olmasını yeterli kabul etmek ülke gerçekleriyle bağdaşır bir uygulama olacaktır.

Nitekim 4483 sayılı Kanuna 17.07.2004 tarihinde eklenen bir fıkraya göre, isimsiz hatta imzasız ihbar ve şikâyetler, eğer sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle iddialarını ortaya koymuş iseler işleme alınmalı ve gereği yapılmalıdır. Bununla birlikte ihbarcı veya şikâyetçinin kimlik bilgileri de gizli tutulmalıdır.

Diğer taraftan, kamu çalışanları için 657 Sayılı Kanunun 21.maddesinde müraacaat ve şikayet hakkı tanınmıştır. Dikkat: Memur amirini şikayet edecek ise en yakın makamdan başlamak üzere, şikayet edilen makam atlamak şartıyla şikayet gerçekleştirilebilir. Aksi taktirde makam atlayarak yapılan şikayetlerde ilgili şikayetçi memura aynı kanunun 125.maddesi uyarınca disiplin cezası verilir...

Her ne suretle olursa olsun iftira, hakaret ve haksız isnat müstesna olmak üzere şikayet ve dilekçe hakkı genişletilmelidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !