« Önceki | Sonraki »

2/6/2009

Bu defa da domuz gribi

Çok ilginç bir dönemden geçiyoruz, hergün haberlerde gerek ülkemizde ve gerekse dünyanın diğer bölgelerinde öldürücü domuz gribi vakaları..

Daha önce de

-kuş gribi,
-kene,
-Sars,
-Çin gribi,
-Rus gribi

gibi çaresi olmayan ve/veya öldürücü yeni hastalıklarla tanıştık. Hatta öyle zamanlar oldu ki sadece bazı devletleri değil, birkaç ülkeyi içine alan bazı bölgeleri ekenomik olarak ciddi anlamda sarstı..

 
Sizce bu yeni hastalıklar normal mi?
 
Bence hiç de normal değil. Hepimiz okumuşuzdur, 1. ve 2. dünya savaşlarını, bu savaşlara kim nasıl girdi, kim kazandı, kim kimi tuttu, kim yardım etti, vs. vs. Hepimizin dikkatinden kaçan bir gerçek var, bunu sadece savaş sanatıyla ilgilenenler (askerler) bilir.
 
O gerçek de şudur: gerek 1.dünya savaşını ve gerekse 2.dünya savaşını atom,law, otomatik tüfek gibi yeni silahlardan ziyade yeni kimyasal silahlar, kimyasal bombalar kazanmıştır. Panzehiri olmayan yeni icat edilmiş kimyasal bombaları kullananlar bu savaşları kazanmıştır. Zira kimyasal silah son derece yıldırıcı ve korkutucudur. Ölümden daha korkutucudur.
 
İşte günümüzde yaşadığımız bunca saçma sapan hastalıklar, kene gibi olağandışı vakalar; kimyasal silahları icat eden bilim heyetleri, ARGE adı altında fonlayarak bir zamanlar bu silahları kullanan ülkeler tarafından üretilmekte ve dünyaya dağıtılmaktadır. Tamamına yakını kontrol altındadır.
 
Duyduğumuz her bir yeni hastalık vakası, her bir salgın, bu insanlık düşmanı güçlerin birer deneyinden ibarettir.
 
Hatırlayınız; birileri, binlerce vatandaşımızın kanını deney için yurtdışına çıkarırken duyarlı bazı devlet adamlarımızın müdahalesi ile suçüstü yakalanmışlardı.
 
Şimdi yapılmak istenen şudur: Öyle mikroplar icad ediyorlar ki, bunlar yarı kimyasal, yarı biyolojik mikroplardır. Örneğin bir gün, soktuğunu öldüren milyonlarca sivri sineğin sadece Türkleri soktuğunu, diğer hiçbir canlıya zarar vermediğini gördüğünüzde hiç şaşırmayın. Veya atmosferde patlatılan bir kimyasal bombanının sadece bir millete zarar verdiğini, öldürdüğünü, diğer hiçbir canlı cansız kimseye zarar vermediğini gördüğünüzde hiç hayret etmeyin!!...
 
İşin kötü tarafı yapılacak bir şeyin şu an için olmayışıdır. Kötüler çalışıyor, iyiler seyrediyor. Birgün Allah vermesin millet can derdine düştüğünde sadece "biz dememiş miydik" diyeceğiz belki de...
 
Bu gelişmeleri devletlerin ilgili güvenlik birimleri bilmeli, gerekli tedbiri almalı, gerektiğinde üretilen her türlü yapay hastalıkların da çaresinin bulunmasını sağlamalıdır. Devletler bunun için vardır, yani milletin ferdi olarak yapamadığını devlet organizasyonu pek ala yapabilir. Ki böylesi devletlere de büyük devlet, güçlü devlet denilir.. Ki küresel organizasyon sona erdiğinde sadece o güçlü devletler, büyük milletler ayakta kalacaktır... 

Domuz etinin yenmediği, domuzun beslenmediği, sevilmediği bir ülkede domuz gribi!!! Komik...

Pes doğrusu...

Sedat ERGENÇ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: cemil bağ | Tarih: 30/8/2009
    Konu: bunu hep yaptılar
    size tam anlamıyla katılıyorum, insanlık tarihi ingilizlerin, amerikalıların mezalimi ile doludur. bu da yenisi olmalı...

    Bağlantı »