İç Denetim ve Fransa Uygulaması-Fuat UZUN
Uluslararası alanda yogun olarak kullanılan iç denetim faaliyeti, kamu iç mali kontrol
sistemlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmistir. Son yıllarda Dünya'da ortaya çıkan
muhasebe hileleri, mali raporlamanın güvenilirligi saglama konusunda iç kontrol sisteminin ve
denetim sürecinin yeniden sorgulanmasını gündeme getirmistir. Ülkemizde de yasanan
ekonomik krizle birlikte karsılasılan yolsuzlukların yanı sıra Avrupa Birligi uyum ve müzakere
süreci; iç kontrol sistemi, iç denetim ve risk yönetimi ile ilgili uluslararası standartlarda yasal
düzenlemelerin yapılmasına neden olmustur. Özellikle Avrupa Birligi’ne aday ülkelerde,
kamu yönetiminde hesap verebilirligin ve mali saydamlıgın saglanması amacıyla etkili bir iç
denetim sisteminin kurulması zorunlulugu ortaya çıkmıs ve bunun sonucu olarak iç denetim
sistemi, bu ülkelerin çerçeve kanunlarında ve ikincil mevzuatlarında düzenlenmistir.
Ülkemizde de iç denetim kavramı 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda
yerini almıstır. Maliye Bakanlıgı ile Fransa Ekonomi, Maliye ve Sanayi Bakanlıgı arasında
yürütülen “Türk Kamu Mali _ç Kontrol Sisteminin Uluslararası Standartlar ve AB
Uygulamalarıyla Uyumlu Hale Getirilmesi Projesi”nin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu’nun uygulama sürecindeki kurumlarda pilot düzeyde pratik deneyimin
kazanılması olması sebebiyle, proje faaliyeti kapsamında 2 ay süre ile Fransa’da uygulanan
iç denetim sisteminin isleyisi ile ilgili staj faaliyetleri gerçeklestirilmistir. Bu makalede genel
olarak denetim kavramı, denetimle ilgili uluslararası kuruluslar, iç denetim ve Fransa’daki
mevcut iç denetim yapısından bahsedilecektir.
I-Denetim Kavramının Tanımı
Denetim kavramı ile ilgili olarak, sosyal bilimlerin birçok dalında farklı tanımlamalar
yapılmaktadır. Batı dillerindeki denetim kelimesinin karsılıgı “audit” kökenini olusturan Latince
audire kelimesi; isitmek, dikkatlice dinlemek anlamına gelmektedir. Denetimin Türkçe’de
yaygın olarak kullanılan anlamı, Türk Dil Kurumunun yaptıgı tanımda karsılıgını bulmaktadır.
Bu tanıma göre, “denetleme, bir isin dogru ve yönetime uygun olarak yapılıp yapılmadıgını
incelemek, murakabe etmek, teftis etmek, kontrol etmektir.” Hukuki anlamda denetleme ise
“gerek devlet daire ve teskilatının ve gerek özel hukuk hükümlerine göre kurulmus
müesseselerin kamu menfaati noktasından kanun, nizamname ve statüleri hükümlerine göre
çalısıp çalısmadıklarının tetkik edilmesidir. ”Avrupa Komisyonu da denetimin tanımını
yapmıstır. Bu tanıma göre en genel anlamıyla denetim, bir islem, prosedür veya raporun her
bir yönünü dogrulayacak sekilde ve sonradan yapılan her türlü incelemedir.
II- Geçmisten Günümüze Denetimin Tarihçesi
Denetimin varlıgı, M.Ö. 3500 yıllarına kadar giden Mezopotamya kayıtlarından
çıkarılmaktadır. Mali islemleri de içeren bu kayıtlar, bir sorusturma sistemi olarak
yorumlanabilecek çesitli isaretler içermektedir. İç kontroller ve görev dagılımının ortaya çıkısı
da muhtemelen aynı döneme rastlamaktadır. Mısır, Yunan, Çin, Pers ve İbrani kayıtları da
benzer sistemlere isaret etmektedir.
Antik Roma’da memurların kendi kayıtlarını digerlerinin kayıtları ile karsılastırdıgı bir
hesap sorgusu sistemi olusturulmustur. “Audit” teriminin olusması da bu hesap sorgusunun
bir sonucudur.
Meslek unvanı olarak auditor unvanı, 1289 yılında ilk defa İngiltere’de kullanılmıstır.
“Audit” kelimesi öz itibariyle “dikkatlice dinleme” anlamına gelmektedir. Çok eski çaglarda,
çogu kimse okuma yazma bilmediginden, denetçiler (auditors), kralın yanında durarak, kralın
digerlerine olan talimatını dikkatlice dinler, daha sonra uygulamaların, söz konusu talimatlar
dogrultusunda yapılıp yapılmadıgını kontrol ederek, unutulanları veya yanlıslıkları ortaya
koyarmıs. Profesyonel denetçiligin ilk örgütü ise 1581’de Venedik’te kurulmustur. Sanayi
Devriminin ortaya çıkması ile birlikte Avrupa’da muhasebe kayıtlarının incelenmesi ve
belgelendirme dahil günümüz denetimi ile benzer özellikler tasıyan bir denetim sistemi
olusmaya baslamıstır. Avrupalılar zamanla bu uygulamaları Kuzey Amerika’ya tasımıstır.
1850’li yıllarda, “İskoçya Fermanlı Muhasebeciler Enstitüsü” tarafından modern muhasebe
denetimi yazılı hale getirilmistir. İngiltere’den Amerika’ya göç eden muhasebeciler, 1886
yılında, New York’ta ilk Diplomalı Kamu Muhasipleri Kanunu’nun çıkarılmasını
saglamıslardır. Yirminci yüzyılın ilk yarısından itibaren genis ve karmasık yapıdaki sirketlerin
ortaya çıkması ile denetim fonksiyonunun gelisimi hızlanmıstır. Bunun sonucunda denetim
uluslararası nitelikte örgütlenmelere ihtiyaç duymaya baslamıstır.
III- Denetim alanı içerisinde yer bulan baslıca Uluslararası Kuruluslar
1.İç Denetçiler Enstitüsü (IIA)
Çagdas iç denetim anlayısının olusmasında önemli bir yapı tası olarak nitelendirilen
(IIA) Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü'nün 1941 yılında New York 'ta kurulması ile birlikte
iç denetim dünyada profesyonel bir mesleki disiplin haline gelmistir. Enstitü, 1944’de
Toronto’da ABD dısındaki ilk birligini, 1948’de de Londra’da Avrupa’daki ilk birligini
kurmustur. ABD'de baslayan örgütlenme, 1982 yılında (ECIIA) Avrupa İç Denetim Enstitüleri
Konfederasyonu'nun kurulması ile meslegin Avrupa Birligi'nde statüye kavusmasını
saglamıstır.
2. Uluslararası Yüksek Denetleme Kurulusları Örgütü (INTOSAI)
INTOSAI, Birlesmis Milletlere ya da Birlesmis Milletlerin uzmanlık kuruluslarına üye
ülkelerin yüksek denetim kuruluslarının bir teskilâtıdır. 1953 yılında Küba/Havana’da
toplanan Kongrede 34 ülkenin katılımıyla kurulmus olup, üye sayısı günümüzde 170’e
ulasmıstır.
3.The Committee of Sponsoring Organisations of the Treadway Commission (COSO)
COSO, mali raporlamanın is ahlakı, etkili iç kontroller ve kurumsal yönetim aracılıgıyla
kalitesinin artırılmasını amaç edinmis gönüllü kurulusların bir araya gelmesi ile
olusturulmustur. 1985 yılında Hileli Mali Raporlama Üzerine Ulusal Komisyonu desteklemek
üzere kurulmustur. COSO tarafından hazırlanan iç kontrol modeli, Avrupa Birligi ülkeleri
basta olmak üzere birçok gelismis ülkeye ilham kaynagı olmustur.
COSO Modeli; kontrol ortamı, risk degerlendirme, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletisim
ile izleme olmak üzere bes unsurdan olusmaktadır.
Kontrol Ortamı: iç kontrol çerçevesini her yönüyle kapsar, yani; tüm diger unsurların var
oldugu bir ortamdır. Kontrol ortamı, tutum, davranıs, farkındalık, yeterlilik ve üslup gibi
kavramları içerir. Gücünün çogunu, yönetim kurulu ve yönetici kadrosunun olusturdugu
tutumlardan alır.
Risk degerlendirme: ticari faaliyet hedeflerinin gerçeklestirilmesine yönelik ilgili risklerin
yönetim tarafından tanımlanmasını ve incelenmesini kapsar. Bir risk degerlendirme
sürecinde her bir ticari faaliyet hedefi, en üst seviyeden (örnegi; “kar eden bir isletme
yönetmek”) en alt seviyeye kadar (örnegin; “nakdi muhafaza etmek”) belgelenir ve daha
sonra hedefe ulasmayı tehlikeye düsüren ya da engelleyen her bir risk tanımlanarak, önem
sırasına göre düzenlenir.
Kontrol Faaliyetleri: özellikle her bir kontrol hedefine yönelik olarak, yukarıda tanımlanan
riskleri azaltmak amacıyla düzenlenir. Kontrol faaliyetleri, ticari faaliyet hedeflerinin
gerçeklestirilmesini ve risk azaltma stratejilerinin yürütülmesini saglamak amacıyla kullanılan
politikalar, kurallar ve uygulamalardır.
Bilgi ve İletisim: kontrol faaliyetlerini etkin bir sekilde gerçeklestirebilmelerine izin veren bir
biçim ve zaman çerçevesinde, yönetim kadrosu vasıtasıyla çalısanlara talimatları ulastırarak,
iç kontrolü destekler. Bu süreç tam tersi bir sekilde de yani; kurumun en alt seviyesinden
baslayarak, kurumun yönetimine ve yönetim kuruluna kadar olusan sonuçlar, eksiklikler ya
da meydana gelen olaylar ile ilgili bilginin iletilmesiyle de gerçeklesir.
Gözlem: iç kontrolün kalitesini zaman içinde süregelen ve özel degerlemelerle degerlendirme
ve belirme sürecidir. Gözlem, kurum yönetiminin, çalısanların ve üçüncü tarafların hem
içerden hem de dısardan iç kontrol gözetimleriyle gerçeklestirilebilir.
4. Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC)
Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) tarafından yayınlanan Uluslararası
Denetim Standartları (ISA) dünyada en yaygın kullanılan denetim standartlarıdır. Son 10
yılda tüm dünyada ortaya çıkan muhasebe skandalları ve sonrasında yasanan sirket iflasları,
itibar zedelenmeleri sonucunda ulusal muhasebe standardı belirleyicileri ve hükümetler
tarafından yeni kanunlar ve düzenlemeler olusturulmustur. Bu düzenlemeler denetim
meslegini düzenleyici ve kontrol edici yeni kurulların, örgütlerin olusumuna ve mevcut
otoritelerin yeniden yapılanmalarına sebebiyet vermistir. Örnegin Amerika Birlesik
Devletleri'nde bagımsız denetçileri denetlemek üzere Halka Açık Sirketler Muhasebe
Gözetim Kurulu (PCAOB) olusturulmustur.
IV- İç Denetim
1. İç Denetim Nedir
İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından yapılan tanıma göre “iç denetim, bir kurumun
faaliyetleri gelistirmek ve onlara deger katmak amacını güden bagımsız ve objektif bir
güvence ve danısmanlık faaliyetidir. İç denetim, kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetisim
süreçlerinin etkinligini degerlendirmek ve gelistirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir
yaklasım getirerek kurumun amaçlarına ulasmasına yardımcı olur.” denilmektedir.
2. İç Denetimin Amacı ve Kapsamı
Yönetim kurulu, diger sorumluluklarının yanı sıra, üst yönetimin risk yönetimi ve iç
kontrol için uygun bir yapı olusturmasını, sürdürmesini ve göstermesini saglamaktan
sorumludur. Üst yönetim ise, kurumun karsı karsıya oldugu riskleri belirlemek,
degerlendirmek, izlemek, azaltmak ve ilgili kontroller de dahil olmak üzere bu risk yönetim
süreçlerinin etkin çalıstıgından emin olmaktan sorumludur. İç denetimin temel görevlerinden
biri, risk yönetim süreçlerinin tam, etkin ve verimli oldugu konusunda üst yönetime ve
yönetim kuruluna objektif güvence saglamaktır. Bu isin bir parçası olarak, iç denetim faaliyeti,
üst yönetime, sorumluluklarını yerine getirmesinde ve görevlerini ifa etmesinde yardımcı
olmak için danısmanlık yapar, yol gösterir ve islerin yapılmasına yönelik imkan saglar.
İç denetim; iç sınırlara veya cografi kısıtlamalara bakmaksızın bir kurumun
faaliyetlerinin tümünü kapsar. İç denetim faaliyeti risk degerlendirmesini esas alır. Bu faaliyet;
yönetisim, risk yönetimi ve iç kontrol süreçlerinin kurumun karsı karsıya oldugu risklerin
belirlenmesi, tanımlanması ve bu risklerle mücadele konularında yeterliliginin ve etkinliginin
belirlenmesini de kapsar.
3. İç Denetimin Uygulanması
Gerek kamu idarelerinde gerek özel sektör uygulamalarında, iç denetim asagıda
belirtilen bes temel faaliyet uygulamalarını kapsar.
Uygunluk denetimi: Kamu idarelerinin faaliyet ve islemlerinin ilgili kanun, tüzük, yönetmelik ve
diger mevzuata uygunlugunun incelenmesidir.
Performans denetimi: Yönetimin bütün kademelerinde gerçeklestirilen faaliyet ve islemlerin
planlanması, uygulanması ve kontrolü asamalarındaki etkililigin, ekonomikligin ve verimliligin
degerlendirilmesidir.
Mali denetim: Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere iliskin hesap ve islemlerin dogrulugunun;
mali sistem ve tabloların güvenilirliginin degerlendirilmesidir.
Bilgi teknolojisi denetimi: Denetlenen birimin elektronik bilgi sistemlerinin sürekliliginin ve
güvenilirliginin degerlendirilmesidir.
Sistem denetimi: Denetlenen birimin faaliyetlerinin ve iç kontrol sisteminin; organizasyon
yapısına katkı saglayıcı bir yaklasımla analiz edilmesi, eksikliklerinin tespit edilmesi, kalite ve
uygunlugunun arastırılması, kaynakların ve uygulanan yöntemlerin yeterliliginin ölçülmesi
suretiyle degerlendirilmesidir.
4. İç Denetim İle İç Kontrol Arasındaki Temel Farklılıklar
İç kontrol asagıdaki özelliklerle iç denetiminden ayrılır:
İç kontrol denetlenen birimde, fonksiyonel açıdan bagımsız olan bir kisi tarafından
gerçeklestirilen denetimden farklı olarak, denetlenen birimin organizasyonuna ve isleyisine
entegre edilmistir; iç kontrol, her bir çalısanın isini tanımlayacak, çalısma yöntemlerini
belirleyecek, bilgi sistemlerini olusturacak, yardımcılarının faaliyetlerinin gözetleyecek olan
birim yönetiminin dogal bir görevdir.
İç kontrol, belirli zamanlarda devreye giren denetimden farklı olarak, sürekli bir
görevdir.
5. _ç Kontrolün Denetim Görevi Kapsamında Degerlendirilmesi
İç denetimin ve iç kontrolün hedefleri aynıdır: aktiflerin güvenligi, muhasebe
bilgilerinin kalitesi, yönergelere uygunluk v.s. Ancak, iç denetimin bu hedeflere ulasması için
iç kontrolün kalitesini saglamalıdır.
Bu degerlendirme özellikle; ortama (iç kontrolün birimin karar alıcılarının zihninde ve
stratejilerinde hâkim bir konuma sahip olup olmadıgını degerlendirmek) ve prosedürlere
(prosedürlerin dogrulugunu, tutarlılıgını ve etkinligini degerlendirmek) yönelik olacaktır.
İç denetçi, yönetim kontrolü sürecinde yer almamalıdır; sadece iç kontrolün
degerlendirmesini yapmalı ve bu konuda bir hükme varmalıdır. İç denetçinin yeni bir faaliyet
veya programın sistemleri ve prosedürleri hakkında görüs vermesi veya bunun bir ön
denetimini yapması hususunda kesin bir itiraz yoktur (hatta bu konuda büyük çogunluk bunu
desteklemektedir). Ancak, iç denetçi, sürekli bir zeminde, yönetim kontrolü faaliyetiyle
mesgul olmamalıdır. İç denetimin yönetim kontrolü ile arasındaki mesafeyi koruması esastır.
Böylece, kurum, yönetim kontrolü konusundaki sorumlulugunun farkına varacak ve iç
kontrolün etkili bir sekilde yürütülmesi çabası içerisinde olacaktır.
6. İç Denetim ve Dıs Denetim arasındaki İliskisi
Dıs denetim; örgütün, kendi personeli olmayan denetçilerden olusan, örgütle
dogrudan ilgili, baglı vb. sekilde organik bagı olmayan bagımsız ve farklı bir tüzel kisiligi olan
denetim organı, grubu veya kisisi tarafından denetlenmesidir. Dıs denetim, bagımsız denetim
ve kamu denetimi seklinde ikiye ayrılır.
a) Bagımsız Denetim:
Bagımsız denetim, müsterilerine profesyonel denetim hizmeti sunan, serbest
meslek sahibi olarak kendi adına çalısan veya bir denetim kurumuna/firmasına baglı
olarak faaliyet gösteren denetçi veya denetçiler tarafından isletmenin talebi ile ve bir
denetim sözlesmesi çerçevesinde isletmelerin finansal tablolarının denetimi ile
uygunluk ve performans denetimlerinin yapılmasıdır. Bagımsız denetimde asıl amaç
finansal denetimdir.
Bagımsız denetim tarafından yapılan finansal denetim, muhasebenin bir dalı
olmayıp, muhasebe ve diger islemlerin sonuçlarına ve verilere dayanan bagımsız bir
disiplin olarak ortaya çıkmaktadır. Bagımsız denetim yönetimin finansal islemleri
5
Kalici Baglanti Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : İç Denetim, Fransa, Fuat Uzun
Kamu İç Mali Kontrol Sisteminde İç Denetimin Bagımsızlıgı-Hüseyi
- Giris
2003 yılı Aralık ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yasalastırılan 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun bütünüyle uygulamaya konulması
çalısmaları halen devam etmektedir. Kanunun öngördügü idari yapılanmanın 2007 yılı sonuna
kadar tamamlanması ve islemeye baslaması ile birlikte, kamu mali yönetim ve kontrol
sistemimizdeki dönüsüm süreci büyük ölçüde tamamlanmıs olacaktır.
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu temelinde isleyen kamu mali yönetim
sisteminin tamamen degismesine yol açan bu süreç, 1999 yılı Aralık ayında yapılan Helsinki
Zirvesinde, Türkiye’nin Avrupa Birligine katılmaya uygun bir aday oldugunun resmen ilan
edilmesiyle baslamıstır. Bu zirve kararıyla birlikte Türkiye-Avrupa Birligi iliskilerinde yeni
bir döneme girilmis ve gelecekte Birligin bir üyesi olması öngörülen Türkiye’nin, bu hedefe
hazırlanması süreci baslamıstır.
Helsinki Zirvesinden bir yıl sonra, 2000 yılı Aralık ayındaki Nice Zirvesinde,
Türkiye’nin Katılım Ortaklıgı Belgesi onaylanmıs ve 2001 yılı Mart ayında Avrupa Birligi
Resmi Gazetesinde yayımlanmıstır. Türkiye’nin Avrupa Birligine katılımının yol haritasını
çizen Katılım Ortaklıgı Belgesinde, Türkiye’nin üyelige hazır olmak için kısa ve orta vadede
yerine getirmesi gereken siyasal ve ekonomik yükümlülükleri ortaya konulmustur.
Katılım Ortaklıgı Belgesinde, Türkiye’den uyum sürecinde mevcut mali kontrol
sistemini iyilestirmesi de istenilmistir.2 Bu kapsamda, 2005 yılı sonuna kadar olan orta
vadede;
—iç ve dıs mali kontrol için yasal çerçevenin tamamlanması,
—iç denetim/kontrol fonksiyonlarını koordine etmek için yürütme bünyesinde
merkezi bir organ kurulması,
—Harcamacı kuruluslar bünyesinde iç denetim/kontrol üniteleri kurulması,
—İç denetçilerin merkezi ve âdem-i merkezi seviyede ve harcama öncesi mali kontrol
için fonksiyonel bagımsızlıgın saglanması,
konuları, kamu mali kontrol sisteminin iyilestirilmesi sürecinde, Türkiye için
ulasılması gereken hedefler olarak tanımlanmıstır.
Katılım Ortaklıgı Belgesine yanıt olarak, Türkiye bir Ulusal Program hazırlamıstır.
2001 yılı Mart ayında yürürlüge giren bu ilk Ulusal Programda “Mali Kontrol, Mali ve
2
Bütçesel İsler” baslıgı altındaki bölümde, ülkemizdeki mevcut kamu mali kontrol sisteminin
içinde bulundugu durum anlatılmıs ve sistemi iyilestirmeye dönük olarak;
—Kamu kurumlarının bütünü için uygulanacak bir iç mali kontrol sisteminin yeniden
gelistirilmesi,
—Denetim birimlerinin ve elemanlarının bagımsızlıgını gelistirecek mekanizmaların
olusturulması,
—Denetim metodolojisi ve denetim kılavuzlarının mümkün oldugunca standart olarak
hazırlanması ve AB’ye uyum çerçevesinde temel ilkelerin uyumlastırılmasının saglanması,
—Denetimin, etkili bir muhasebe ve raporlama sistemine dayandırılması, yapılacak
düzenleme ile denetim sonuçlarının açık ve ulasılabilir olması,
—Yeterli denetim personelinin görevlendirilmesi yanında, bu personelin yetenek, bilgi
(yabancı dil gibi) ve tecrübelerinin belli bir düzeyin üzerinde olması,
—Risk analizi temelinde ön-kontrolleri yapacak sekilde ek düzenlemelerin sisteme
dâhil edilmesi,
—Denetimi hızlandırıcı ve denetim sonuçlarının etkinligin artırıcı yönde iyi
tasarlanmıs bir koordinasyon ve bilgi akıs sisteminin gelistirilmesi,
yönündeki taahhütlerimiz ortaya konulmustur.3
Ulusal Program ile ortaya konulan taahhütlerimize ilave olarak ayrıca, Maliye
Bakanlıgı tarafından, kamu mali kontrol sisteminde yapılması gereken degisikliklerin nasıl ve
ne zaman yapılacagını gösteren bir Politika Belgesi hazırlanmıstır. Söz konusu Belge, 2002
yılı Mart ayında Maliye Bakanı tarafından imzalanarak Avrupa Birligi Komisyonuna
gönderilmistir. Bu Belge ile Maliye Bakanı, kamu mali kontrol sisteminin Avrupa Birligi
standartlarına ulastırılması için ilgili mevzuatı uyumlastırma, uyumlastırılmıs mevzuatı
uygulama ve uygulamayı sürekli hale getirmeyi bir hükümet politikası olarak taahhüt
etmistir.4
Yukarıda özetlenen sürecin temel hedefi, Avrupa Birliginin görüs ve önerileri de
dikkate alınarak, mevcut kamu mali kontrol sisteminin daha seffaf, etkin, verimli ve daha
ekonomik olmasını saglayacak bir çerçeve kanunun hazırlanmasıdır. Nitekim 2003 yılı Aralık
ayında, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yasalasmıs ve ülkemiz kamu
mali kontrol sisteminin Avrupa Birligi ile uyumlastırılması sürecinde önemli bir asama
tamamlanmıstır.
İç denetimin bagımsızlıgı-fonksiyonel bagımsızlık konusu ise, gerek Katılım Ortaklıgı
Belgesinde gerekse Ulusal Program ve Politika Belgesinde ayrı bir konu baslıgı olarak yer
almaktadır. Bu belgelerde, Türkiye’den, mali kontrol alanında yasal çerçevenin
tamamlanması ve iç denetimin fonksiyonel bagımsızlıgının saglanması istenilmis, Türkiye ise,
kamu iç mali kontrol sisteminin yeniden düzenlenecegini ve denetim birimlerinin ve
denetçilerin bagımsızlıgını saglayacak mekanizmaların olusturulacagını taahhüt etmistir.
Bu çalısmada, iç denetimin ve iç denetçilerin bagımsızlıgı-fonksiyonel bagımsızlık
konusunun ayrıntılı bir sekilde ele alınması, bu konunun Avrupa Birligi açısından nasıl
tanımlandıgı ve algılandıgının anlasılması ayrıca, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanununda öngörülen iç denetim sistemine, Avrupa Birligi tarafından yöneltilen elestirilere
dikkat çekilmesi amaçlanmıstır.
2. İç Denetimle İlgili Temel Kavramların Tanımları
İç denetim konusuyla ilgili bir çalısma yapılırken, kullanılan kavramlar itibariyle ortak
tanımların ve ortak bir dilin olusturulması, kolayca ortaya çıkabilecek yanlıs anlamaların
önlenmesi bakımından gerekli görünmektedir.
Bu nedenle, asagıda, Avrupa Birligi yaklasımı temelinde, kamu mali kontrol sistemi
yapılanmasının genel, sematik görünümü verilmis ayrıca, bu alanda kullanılan temel
kavramlardan bazılarının, Avrupa Birligi Komisyonu Tanımlar Sözlügünde yer alan
tanımlarının Türkçe çevirileri aktarılmıstır.
Yapılanmanın genel, sematik görünümü;
Görüldügü gibi, kamu maliyesi alanındaki “kontrol” kavramı, ilgili kurulus üzerinde
hem iç kontrolü, hem de dısarıdan gelen dıs kontrolü (dıs mali denetim) içermektedir. Bu
alanda, iç kontrol ve mali kontrol kavramları birbirleri yerine kullanılabilmektedir. İç kontrol
ya da kamu iç mali kontrolü, yürütme bünyesinde ve yürütmenin yetkili organlarınca
yapılırken, dıs kontrol yürütme dısında yer alan, yürütmeden bagımsız bir üst düzey organ
tarafından, harcama sonrasında yapılan dıs denetimi ifade etmektedir.
Kamu iç mali kontrolü, harcama öncesi mali kontrol ve harcama sonrası iç denetimi
kapsamaktadır. Harcama öncesi (ex-ante) mali kontrol, nihai mali kararların alınmasından
önceki kontrol faaliyetleri olarak tanımlanırken, harcama sonrası (ex-post) iç denetim,
harcama gerçeklestikten sonra, yürütme bünyesinde gerçeklestirilen denetim faaliyetleri
olarak tanımlanmaktadır. İç denetim faaliyeti, iç denetimin merkezi bir organ tarafından veya
harcamacı kurulusların her birinde, yerinden yürütülmesine baglı olarak, merkezi denetim ve
âdem-i merkezi denetim olarak ikiye ayrılmaktadır.
Kontrol
(Kamu maliyesi alanında)
İç Kontrol
(Kamu iç mali kontrolü)
Dıs Kontrol
(Kamu dıs mali denetimi)
Harcama Öncesi
Mali Kontrol
(Ex-ante)
Harcama Sonrası İç
Denetim
(Ex-post)
Âdem-i Merkezi Denetim
Merkezi Denetim
Kamu iç mali kontrol alanında kullanılan bazı temel kavramların Türkçelestirilmis
tanımları asagıda yer almaktadır.5
“Kamu İç Mali Kontrolü; yürütme veya yürütmenin yetkili kurulusları tarafından içsel
olarak uygulanan genel mali kontrol sistemidir. Amacı, harcamacı kurulusların mali yönetim
ve kontrolünün ilgili mevzuata, bütçe tanımlarına, saglam mali yönetim ilkelerine, saydamlık,
verimlilik ve ekonomiklik olgularına uygun olmasını saglamaktır. Kamu iç mali kontrolü,
devletin bütün gelirlerini, harcamalarını, varlıklarını ve borçlarını kontrol etmek için bütün
tedbirleri içerir. İç kontrolün genis anlamda temsil edilmesidir. Harcama öncesi mali kontrol
ve harcama sonrası iç denetimi kapsar ancak, bunlarla sınırlı degildir.”
“Denetim; en genel anlamda bir islemin, prosedürün ya da raporun her bakımdan
(dogrulugu, verimliligi vs.) onaylanması yaklasımıyla, islem sonrasında yapılan her türlü
gözden geçirmeyi, incelemeyi ifade eder. Kullanıslı olması bakımından, kavramın daha dar
bir sekilde tanımlanması gerekir.”
“İç Denetim; İç Denetçiler Enstitüsünün tanımına göre iç denetim, bir kurulusun
faaliyetlerini iyilestirmek ve gelistirmek için olusturulan bagımsız ve tarafsız bir bilgi almadanısma
faaliyetidir. İç denetim, risk yönetiminin etkinligini, kontrol ve yönetim süreçlerini
degerlendirmek ve gelistirmek için sistematik ve disiplinli bir yaklasım getirmek suretiyle, bir
kurulusun hedeflerine ulasmasına yardım eder. Daha açık bir tanımla, bir birimin yöneticileri
fonksiyonel bir araç olan iç denetim vasıtasıyla iç kontrollerin, iç kontrol amaçlarına ulastıgı
konusunda iç kaynaklardan (iç denetim görevi verilen profesyonel kuruluslar dâhil) güvence
alırlar. İç denetim; Mali Denetimler, Sistem Denetimleri, Performans Denetimleri, Bilgi
Teknolojisi Denetimlerini kapsar. İç denetim, dıs denetimin karakter özelliklerinin pek
çoguna sahiptir ancak, nihai olarak yönetime rapor verir ve bu yüzden asla dıs denetimle aynı
seviyede bagımsızlıga sahip degildir. Kamu maliyesinde, merkezi iç denetim ve âdem-i
merkezi iç denetim arasındaki ayırım asagıdaki gibi konulmustur. Merkezi iç denetim, bir
merkezi organ (örnegin, Maliye Bakanlıgı ya da Macaristan’daki Hükümet Kontrol Ofisi veya
Malta İç Denetim Kurulu gibi bir diger iç denetim organı) tarafından sistemler üzerinde
uygulanan kamu harcama sonrası iç denetimidir. Âdem-i merkezi iç denetim, yürütme
bünyesinde ya da daha alt seviye kamu bütçe uygulama-harcama merkezlerinde (bakanlıklar
veya devlet dairelerinde) bulunan uzmanlasmıs iç denetim üniteleri tarafından uygulanan iç
denetimdir.”
“Harcama Sonrası İç Denetim; harcama sonrasında yapılan denetim faaliyetleri setidir.
Bu baglamda, idare tarafından verilen mali kararlar sonrası ifade edilmektedir. Harcama
sonrası iç denetim, yürütme içinde Maliye Bakanlıgı ve hatta Bakanlar Kurulu gibi en yüksek
yürütme kademelerine karsı sorumlu olan ve rapor veren merkezilestirilmis denetim birimleri
tarafından ya da bakanlıklar ve diger harcamacı kuruluslar bünyelerinde bulunan (desantralize
edilmis) iç denetim birimleri tarafından yapılabilir.”
“İç Denetçi; iç denetçi (yöneticinin-bakanın kurulusu dısında ya da içinde yerlesik
olsun) harcama sonrası iç denetimin bütün ilgili türlerini yapmakla sorumludur. Kamu mali
terimlerine göre, iç denetçi kendisine yeter derecede fonksiyonel bagımsızlık saglayan bir
özel statüye (tercihen bir ülkede kamu iç mali kontrol sistemini düzenleyen İç Denetim
Kanununda yazılmıs) tabi olmalıdır. İç denetçi yöneticiye rapor verebilir ya da basbakana
karsı sorumlu olan bir iç denetim kurulu veya Maliye Bakanlıgı gibi bir merkezi kamu iç
denetim servisi tarafından atanabilir.”
“Dıs Denetim; denetlenen idareden bagımsız bir denetçi tarafından yapılan her türlü
denetimdir. Kamu maliyesinde, Sayıstay tarafından yürütmenin, mali yönetim ve kontrol
politikası ile bu tür yönetim ve kontrol sistemlerinin “kamu iç mali kontrolü” tanımlamalarına
uyumunu tarafsız bir sekilde saglamak için dıs denetimini ifade eder.”
3. İç Denetimin Bagımsızlıgı-Fonksiyonel Bagımsızlık
Avrupa Birligi, Kamu İç Mali Kontrol (Public Internal Financial Control-PIFC)
sistemi kapsamında ele alınan, iç denetim ve iç denetimin bagımsızlıgı konusuna özel bir
önem vermektedir. Bu önemin derecesi, katılım ortaklıgı belgelerinde ve ilerleme
raporlarında, iç denetimin bagımsızlıgı konusunun ayrı bir baslık olarak ifade edilmesinden
anlasılmaktadır.
Avrupa Birligi yaklasımına göre, genel anlamda bagımsızlık vasfı, iç denetim
faaliyetinde mutlaka bulunması gereken bir özelliktir. İç denetimin, iç kontrol sisteminin ve
dolayısıyla yönetimin ayrılmaz bir parçası oldugu kabul edilmekte ancak, bu idari baglılıga
ragmen, denetim birimlerinin fonksiyonel bagımsızlıklarını kaybetmeden faaliyetlerini
sürdürmeleri gerektigi konusunda tam bir görüs birligi bulunmaktadır.
Uygulamada, iç denetim yöntemleri ülkeler arasında farklılık gösterse bile, denetimle
ilgili bulgu, sonuç ve tavsiyelerin tarafsız ve objektif olmasının saglanması bakımından,
denetçinin ve denetim biriminin bagımsız olması, bagımsızlıgın kurallarla ve yasal
düzenlemelerle güvence altına alınması ve uygulamaya geçebilmesi konusu, Avrupa
Birliginin tercihe bıraktıgı bir husus degildir. İç denetim birimlerinin kurumsal yapılanma
sekline iliskin çesitli alternatifler üzerinde durulmakla birlikte, denetim birimlerinin ve bu
birimlerde görev yapan denetçilerin fonksiyonel bagımsızlıgının saglanması konusu alternatifi
bulunmayan bir olgu olarak algılanmaktadır.
Avrupa Birliginin iç denetimin bagımsızlıgı konusundaki duyarlılıgı, 2004 yılı Türkiye
İlerleme Raporuna da yansımıstır. İlerleme Raporunun, “Mali Kontrol” baslıklı 28’inci
bölümünün ilk paragrafında, müktesebat uyumunun etkin ve seffaf bir mali yönetim ve
kontrol sistemlerinin mevcudiyetinin yanı sıra, fonksiyonel olarak bagımsız iç denetim
sistemlerinin varlıgını gerektirdigi ifade edilmektedir.6
Avrupa Birligi Komisyonu Tanımlar Sözlügünde, bagımsızlık ve fonksiyonel
bagımsızlık kavramları ayrı ayrı tanımlanmıstır.
“Bagımsızlık; dıs denetim bakımından, Sayıstay’ın ya da benzer kurulusların bagımsız
olması, denetleme konularında her hangi bir dıs yönlendirme veya iç müdahale olmaksızın
denetim yetkilerine uygun hareket etmesi demektir. İç denetim bakımından, iç denetim
biriminin dogrudan üst yönetime baglı olacak sekilde organize edilmesi geregini ifade eder.
Bununla birlikte, iç denetim birimi, yönetim aksini düsünüyor olsa bile, maddi hatalar için
risk alanı olarak degerlendirdigi her alanı denetlemek konusunda özgür olmalıdır.”
Yukarıdaki genel bagımsızlık tanımına göre, iç denetim bakımından bagımsızlık
olgusu iki temel unsuru içermektedir. Bu unsurlar, asagıda alt baslıklar halinde
degerlendirilmektedir.
3.1. İç denetim birimi dogrudan üst yönetime baglı olmalıdır
Genel bagımsızlık tanımına göre, iç denetimin bagımsızlıgının saglanabilmesi için,
denetim biriminin dogrudan üst yönetime baglı olacak sekilde organize edilmesi
gerekmektedir.
İç denetim biriminin dogrudan üst yönetime baglı olacak sekilde organize edilmesi, bu
birimlerin rapor ve bilgi sunma asamasında, idarenin en üst yöneticisiyle iliski içinde olmaları
ve dogrudan en üst yöneticiye rapor ve bilgi sunabilmelerine imkân saglanması olarak
anlasılmaktadır.
Nitekim iç denetimin bagımsızlıgı konusunun ele alındıgı Avrupa Birligi kaynaklı
çesitli belgelerde, fonksiyonel bagımsızlıgın saglanabilmesi için, iç denetçinin dogrudan
bakana ya da kurulusun en üst yöneticisine rapor sunabilmesi gerektigi ifade edilmektedir.
Süphesiz, iç denetim biriminin kamu idaresi içindeki konumu ve iç denetçilerin sahip
oldugu statü, denetim biriminin ve denetçilerin, denetim sorumluluklarını yerine getirebilme
yeteneklerini dogrudan etkilemektedir. Uygulamada, iç denetim birimlerinin olabildigince üst
yönetime yakın bir pozisyonda bulunmasının, bunların görev etkinliklerini artırdıgı
gözlenmistir. Ülkemizde de, dogrudan ilgili bakana ya da en üst yöneticiye baglı olan denetim
birimlerinin bagımsız hareket edebilme kapasiteleri, bu yöndeki degerlendirmeleri
dogrulamaktadır.
Öte yandan, iç denetime ve iç denetçilere güven duyulması ile bunların fonksiyonel
bagımsı
Kalici Baglanti Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Kamu İç Mali Kontrol Sistemi, İç Denetimin Bagımsızlıgı, Hüseyin GÖSTERİCİ
Yönetim Kontrolü/İç Kontrol-Sait ARCAGÖK-Bahadır YİĞİT
Giriş
İç kontrol (yönetim kontrolü), mali yönetimde algılanan risklerin
etkisini azaltmak için iç kontrol sistemlerinin ve prosedürlerinin tesis
edilmesi şeklinde tanımlanacak olursa, iç kontrolün ülkeden ülkeye geniş
değişiklikler göstereceği ve yönetim kültürü ile geleneğinden etkileneceği
açıktır. Bir ülkede çok iyi işleyen bir iç kontrol sistemi, başka bir ülkeye
uyarlanamayabilir. Bir sistemin ne derece etkili olduğunun asıl tespiti,
uygulama zeminine bağlıdır.
Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında, bu konuda iki farklı
yaklaşım bulunmaktadır. Birincisi, çoğunlukla Güney Avrupa ülkelerinde
uygulama alanı bulan, “üç taraflı harcama öncesi yaklaşımı”dır.
Fransa’da bir işlem harcama yetkilisinden (harcamacı bakanlıkta işlemin
yapılabilmesine izin veren kişi), işlemin yasallığını ve uygunluğunu teyit
eden ve Maliye Bakanlığı tarafından atanan mali kontrolöre geçer ve son
olarak işlemin uygulanabilmesi için Kamu Muhasebe Dairesi’nin
muhasebe yetkilisine gelir. Buna benzer bir uygulama, mali işlemlerin
Maliye Bakanlığı içerisindeki Hazine Dairesi tarafından onaylanıp
yürürlüğe girmesinin zorunlu olduğu bir çok aday ülkede (örneğin
Romanya’da) bulunmaktadır.
Diğer yaklaşım, bazen “kuzey model” olarak da adlandırılan,
resmi harcama yetkilisinin (program yöneticisi) ve bakanlık üst
yöneticisinin kişisel sorumluluğunu öngören yaklaşımdır. Örneğin
İngiltere’de, harcamaya girişmeye yetkili olan kişi, işlemi uygulamaya
koymadan önce, bunu işlemin yasallığını ve uygunluğunu kontrol edecek
olan kendi Bakanlığının Muhasebe Dairesine gönderecektir. Bir harcama
öncesi kontrol uygulaması olan bu işlem, harcamacı bakanlığın kendi
sorumluluğu çerçevesinde gerçekleşmektedir. Mali işlemin düzgün bir
işlem olmadığının tespit edilmesi durumunda, Bakanlığın en üst sivil
bürokratının kişisel sorumluluğu doğar ve bu en üst sivil memur, Kamu
Hesapları Komisyonu yoluyla parlamentoya hesap verir. Avrupa
Birliği’ne aday ülkelerden birçoğunun mevcut sistemi güney modeline
daha çok uysa da bu ülkelerin iç kontrol sistemleri, Avrupa Birliği
müktesebatına uyum çerçevesinde değişime uğramaktadır.
İlk model mevzuat eksenli (burada asıl işlem, mali işlemlerin yılı
Bütçe Kanunu’nu da içeren mevzuatla uygunluğunu sağlamaktır) iken,
ikinci model daha çok yönetim eksenli olarak görülebilir. Bu noktada, her
iki modelin veya ara bir çözümün her bir ülkenin yapısıyla yakından
ilişkili olduğunun anlaşılması önem arz etmektedir. “Kuzey model”, siyasi
sorumluluğun ve yönetim sorumluluğunun birbirinden ayrı, açık ve güçlü
bir şekilde tesis edildiği ve yönetime siyasi müdahalenin minimum
olduğu ülkelere daha uygundur. “Güney model” ise, yönetime siyasi
müdahalenin kontrol altına alınamadığı ve siyasal geleneğin veya kamu
hizmetlerinin yasal konumunun böyle bir müdahaleye karşı memurları
yeterince koruyamadığı durumlarda bir gereklilik teşkil edebilir.
Avrupa Birliği kurumlarının yönetimini düzenleyen Mali
Düzenleme, “güney modelinin” bir versiyonunu sunmaktadır. Fakat, bu
Mali Düzenlemeye ilişkin olarak son zamanlarda gerçekleştirilen
değişiklikler ile risk analizi ve örnekleme yöntemlerinin kullanılmasıyla,
üç taraflı harcama öncesi kontrol sisteminin kapsamında değişiklikler
meydana gelmiştir. Bu değişikliklerle, mali kontrolör tarafından
gerçekleştirilen kontroller, hata riskinin belli bir dairede veya harcama
sahasında düşük olduğunu gösteriyorsa, mali kontrolör seçtiği örneklerin
sayısını azaltabilir veya mali işlemin uygunluğu doğrulanmışsa harcama
öncesi kontrolü askıya alabilir. Böylesi bir süreç, harcama yetkilisinin ve
kendisine ait harcamacı birimin gerçekleştirilen mali işlemden sorumlu
olmasını sağlamaya yöneliktir. Böylece, mali kontrolörün konumu,
harcama öncesi kontrolörden iç denetçiye dönüşmektedir.
Şimdiye kadar verilen örnekler, sözleşme veya bir eğitim
programı için harcama yapılması, mal alımları gibi mali harcama
işlemlerine ilişkin idi. Bu örnekleme, gelirlerin toplanmasına ilişkin
işlemlere de uygulanabilir. Ancak, yönetim kontrolü (iç kontrol), daha
geniş anlamlı olup aşağıda belirtilen kontrol biçimlerini de içermelidir:
- Bakanlığın veya teşkilatın hedefleri, politikası ve yönetim
biçimi hakkında açık hükümlerin bulunması ve bu hususlarda
tüm personelin yeterli bir şekilde eğitilmesi,
- Personelin sorumluluklarının, özellikle verilmiş sorumlulukların
açık bir tarifi,
- Özellikle sözleşmelerde mali işlemleri yürüten veya kaynak
yönetimi işlemlerinden sorumlu personelin fonksiyonlarının
kesin bir şekilde birbirinden ayrılması,
- Yasalara uygun olmayan işlemlerin tespit edilebilmesi
amacıyla, her seviyedeki personelin teşvik edilebileceği bir
“açıklık kültürü”nün geliştirilmesi/oluşturulması,
- Her seviyedeki personelin yasal talimatlar hakkında bilgi
sahibi olması ve bu talimatları uygulamasının sağlanması.
Kamu Mali Kontrolü
SIGMA (Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerinde Yönetişim ve
Yönetimin Gelişmesi İçin Destek), bir ülkedeki mali kontrolün durumunu
değerlendirirken aşağıdaki gibi bazı basit sorular kullanır:
- Mali kontrolün sistemlerini, kurallarını ve işlevini tanımlayan
bir yasal yapı var mı? Kapsamlı iç kontrol (yönetim kontrolü)
ve iç denetim veya bunların dengi bir sistem mevcut mu?
- İlgili iç kontrol (yönetim kontrolü) sistemleri ve prosedürleri
var mı? Bu analiz edilen sistem ve prosedürler; muhasebe
işlemlerini, ihale işlemlerini, harcama öncesi kontrolü,
gelirlerin kontrolünü, denetim işlevini ve raporlama faaliyetini
kapsamaktadır.
- İlgili alanlarda işlevsel olarak bağımsız bir iç denetim/teftiş
mekanizması var mı?
- Yasalara aykırı işlemleri önleyecek ve bunlara karşı önlem
alacak; yasalara aykırılıktan veya ihmalden kaynaklanan
kayıpları çözüme kavuşturacak sistemler mevcut mu?
Yönetim Kontrolü (İç Kontrol) Sorumluluğu
AB’ye üye “güney” ülkelerinde ve aday ülkelerde, Maliye
Bakanlığı sadece bütçenin hazırlanması ve diğer bakanlıklara
ödeneklerin dağıtımında önemli bir rol oynamakla kalmayıp, bu
bakanlıklarda kendi personelinden oluşan teşkilatlanmasıyla harcama
öncesi kontrol sürecine direkt bir müdahalede bulunmaktadır. Maliye
Bakanlığı, aynı zamanda, yapılan harcamaların ödenmesi işlemini Kamu
Muhasebe Dairesi aracılığıyla onaylayarak bu işlemde de rol almaktadır.
AB’ye üye “kuzey” ülkelerinde, her bir harcamacı Bakanlık kendi
bütçesine ait harcamalardan tamamen kendisi sorumlu olup, bu
harcamalara ilişkin kontrolleri ve gereken önlemleri, kendine ait yönetim
kontrolleri (iç kontrol) sistemleriyle gerçekleştirmektedir. Bu yönetim
kontrolünün denetimi ise harcama sonrası denetim olan iç denetim
yoluyla gerçekleştirilmektedir. Maliye Bakanlığının iç denetim birimi,
kendi bakanlığının yönetim kontrolü sistemlerini denetlemenin yanısıra,
diğer bakanlıkların iç denetim birimlerinin koordinasyonunu ve bunlara
rehberlik hizmeti sağlar. Her bir bakanlığın veya teşkilatın en üst
yöneticisi, uygulamaya ilişkin yetkilerini devredebilmekle beraber
kurumunun yönetim kontrolünden kendisi sorumludur.
Mart 1999’da, Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa Komisyonu’nun
tümden istifasına sebep olan Avrupa Komisyonu içindeki mali yönetimi
tartışmaya açmasını müteakiben, Bağımsız Uzmanlar Komitesi, tüm mali
işlemlere, Avrupa Komisyonu yöneticilerinin yetki verdikleri işlemlerle
ilgili sorumluluklarını azaltacak ayrı bir mali kontrol birimi tarafından ön
onayın verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Komite, Komisyon
Başkanına doğrudan rapor sunacak olan bağımsız ve profesyonel bir İç
Denetim Biriminin kurulması tavsiyesinde bulunmuştur. Ayrıca Komite,
mevcut merkezi denetim öncesi işlevin ayrılmasını ve ayrı genel
müdürlükler halinde örgütlenmesini tavsiye etmiştir.
Genel olarak yönetim kontrolü (iç kontrol) terimi, kurum içerisinde
özel bir birimden ziyade, kurumsal faaliyetlerin sistem, süreç ve
yöntemlerini ifade etmektedir. Bu noktada, Bağımsız Uzmanlar
Komitesi’nin uzmanlık isteyen bir iç kontrol işlevinin Genel Müdüre rapor
sunan bir üst düzey bürokratın sorumluluğu altında yerine getirilmesini
ve muhasebe işlevinin bir muhasebe yetkilisi tarafından yerine
getirilmesini tavsiye etmesi kayda değer ilginç bir gelişmedir.
İç Denetim
Giriş
İç denetim, yönetim kontrolünün (iç kontrolün) mantıksal bir
sonucudur. Avrupa Birliği bağlamında, daha önce bahsedilen yönetim
kontrolü (iç kontrol) yaklaşımına karşılık gelen üç ayrı iç denetim
modelinden bahsedilebilir. AB’ye aday bazı ülkeler için bu modellere
aşağıda da bahsedilecek olan “kontrol ofisi” modeli de eklenebilir.
Denetim elemanlarının denetlenen mali veya diğer kaynaklara ilişkin belli
bir oranı yoktur ve bu daha çok denetim tekniklerinin ne derece etkili
kullanıldığına bağlıdır. Denetim elemanlarının sayısı, büyük bir üye
ülkede 1000 kişi olabileceği gibi küçük veya orta boyutlu bir yönetimde
100 kişi de olabilir.
Portekiz, “güney” iç denetim modelinin bir örneğidir. Portekiz,
Maliye Genel Teftişi adında bir kuruluşa sahiptir. Bu kuruluş, doğrudan
Maliye Bakanına bağlıdır ve tüm kamu harcamalarının ve gelirlerinin
mali kontrolünden sorumludur. Bu kuruluşa ek olarak, diğer bakanlıkların
her birinde etkin bir mali kontrolü sağlamak üzere iç denetim birimleri
bulunmaktadır. Lüksemburg da iç denetimini, bu “güney” modelini
uygulayarak gerçekleştirmektedir.
Buna karşılık, İngiltere’de Maliye Bakanlığı içerisindeki iç denetim
birimi, tüm kamu harcamalarının ve gelirlerinin mali kontrolünden
sorumlu değildir; ancak diğer bakanlıklardaki yönetim kontrolü (iç
kontrol) sistemlerinin etkin bir mali kontrolü sağlayacak şekilde yerine
getirilmesini sağlamaktan sorumludur.
Hollanda, bakanlıkların yönetim kontrolünden sorumlu olduğu ve
parlamentoya yıllık rapor sunduğu klasik “kuzey” modelini benimsemiştir.
İç denetçiler, Maliye Bakanlığı tarafından koordine edilmekte ve esas
itibariyle mali denetimi yerine getirmektedirler. İç denetçiler, bölgesel ve
belediye seviyesinde de denetim yapmakta ve dış denetçiler, iç
denetçilerin raporlarından yararlanmaktadırlar.
Avrupa Komisyonu, 1990 yılında, Mali Kontrol Genel Müdürlüğü
içerisinde ayrı bir birim oluşturarak iç denetim fonksiyonunu yerine
getirmeye başlamıştır. Avrupa Komisyonu’nun iç denetim birimine, her
bir genel müdürlükte her üç yıldan beş yıla kadar mali denetim yapma
görevi verilmişti. Denetim, bütçesel ve mali sistemler üzerinde denetimin
ve işlemlerden seçilmiş örnek bir grup üzerinde önemli testlerin
gerçekleştirilmesini içermektedir. Bu denetim faaliyetleri sonucunda, iç
denetim birimi, sistemlerin güçlü ve zayıf yanlarını ortaya koymakta ve
gerekli gelişimler için tavsiyelerde bulunmaktadır. Bunu müteakip bir
denetim, 12 ay ila 18 ay sonra yapılmaktadır. Mali denetimlere ek olarak
iç denetim birimi, performans denetimi de gerçekleştirmekte ve sorunlu
sahaları araştırarak sorunlara önemli düzeyde çözüm getirmektedir.
Aday ülkelerin çoğu bu tip bir iç denetime sahip değildir. Bu
ülkelerin bazısı 1989 öncesi rejimlerin uygulamasına dayanan ve
vatandaşlardan kamu personeline ilişkin gelen şikayetleri araştıran veya
yolsuzluk iddialarını mali polise gitmeden önce araştırabilen “kontrol
ofisi” veya “kontrol heyeti” teşkilatlanmalarına sahiptirler. Bu tip birimler,
sistematik bir temelde mali yönetim denetimi gerçekleştirmemektedirler.
İç Denetçinin Denetim Sahası
İç Denetçiler Kuruluşu iç denetimi şu şekilde tanımlamaktadır:
“İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve
geliştirmek için yapılan bağımsız ve nesnel güvence sağlayan
danışmanlık faaliyetidir. İç denetim faaliyeti, kamu idaresinin hedeflerini
gerçekleştirmesinde, risk yönetimi, kontrol ve yönetim süreçlerini
değerlendiren ve bu süreçlerin etkinliğini artıran sistematik ve disiplinli
bir yaklaşım sunarak kamu idaresine yardım etmektir.”
İç denetim faaliyeti bunu gerçekleştirirken, mali işlemlerin
seçiminin nasıl bir süreç içerisinde yapıldığına bakmakta ve yönetim
kontrolünü (iç kontrolü) oluşturan sistemleri ve prosedürleri
değerlendirmektedir. Uygulamada iç denetim faaliyeti, iki tür denetimi
içermektedir:
- Mali Denetim: Uygunluk testleriyle bütçesel ve mali sistemlerin
denetimidir. Mali denetimler, genellikle her bir dairenin çok yıllı bir
dönem içerisinde en az bir defa denetlenmesini sağlayan yıllık bir
plan temelinde gerçekleştirilmektedir.
İç denetim, aynı zamanda, bilgi teknolojisi sisteminin güvenliğini
ve raporlama imkanlarını içeren muhasebe sistemlerinin
etkinliğinin özel bir değerlendirmesini de kapsayabilir.
- Performans Denetimi: Yıllık bir planın parçası olması gereken
performans veya etkinlik (value for money) denetimleri,
bakanlıkların veya kuruluşların belirledikleri hedefleri veya özel
programları hangi düzeyde gerçekleştirdiklerini veya uyguladıklarını
tespit eden bir faaliyettir. Performans denetimi bu tespiti
yaparken, bunların içerdiği risklere göre hangi maliyetle ve
kaynakların doğru ve zamanında minimum kullanımı ile ne
ölçüde yerine getirildiğini hesaba katar.
İç denetim, ilgili bakanlığın veya kuruluşun hedeflerini veya
görevlerini hangi düzeyde karşıladığı temelinde, personel
kaynaklarının analizini de içerebilir.
İç Denetçi Neyi Araştırır?
İç denetçinin ilk ilgi alanı, kaynakların ilgili yasalar ve
düzenlemelere uygun olarak kullanılmasını sağlayan sistemler ve
prosedürlerdir. Bu sistem ve prosedürler, özellikle Avrupa Birliği
bağlamında, sıklıkla, mali işlemlerin ve bu işlemlerle ortaya çıkan
sonuçların ulusal yetkililer tarafından seçilen örnek grup üzerinden
kontrol edilmesidir.
Örneğin, tarımsal harcamalar için iç denetçi, çiftlik hayvanları
Kalici Baglanti
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Etiketler : Yönetim Kontrolü, İç Kontrol, Sait ARCAGÖK, Bahadır YİĞİT
Türk Kamu Sektöründe Yeni Bir Kavram “İç Denetim” Ha
İç Denetim Enstitüsü’nün 2002 yılında yaptıgı tanımlamaya göre iç denetim; kurumuni
her türlü etkinligini denetlemek, gelistirmek, iyilestirmek ve kuruma deger katmak amacıyla,
bagımsız ve tarafsız bir sekilde güvence ve danısmanlık hizmeti vermektir. İç denetçiler, risk
yönetimi, iç kontrol ve yönetim süreçlerinin etkinligi ve verimliliginin degerlendirilmesi ve
gelistirilmesi için sistematik yaklasımlar gelistirerek kurumun hedeflerinin
gerçeklestirilmesine yardımcı olurlar.1
Türk kamu sektörü için yeni olan iç denetim kavramı, esas itibariyle Dünyada 1941
yılında özel sektörde Uluslararası İç Denetim Enstitüsünün kurulmasıyla kullanılmaya
baslanmıs, Angola Sakson ülkelerde, 25-30 yıl önce kamu idarelerine de tesmil edilmeye
baslanmıs ve günümüzün denetim yaklasımlarına ısık tutmustur. Bu gelismeler Türk Özel
sektöründe de kendine yer bulmus ve 1994 yılından itibaren bu kavram Türkiye gündemine
özel sektör aracılıgıyla oturmustur. Bu gelismelere en önemli örnek Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu’nca 08.02.2001 tarih ve 24312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlan
“Bankaların İç Denetim ve Risk Yönetimi Sistemleri Hakkında Yönetmelik”tir. 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda mali saydamlık, hesap verme sorumlulugu,
stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme, çok yıllı bütçeleme ile iç kontrol ve iç
denetim konuları yeni mali yönetim ve kontrol sistemini olusturan temel unsurlar olarak
düzenlenmis bulunmaktadır.12 Temmuz 2006 tarih ve 26226 sayılı resmi gazetede
yayımlanan İç Denetçilerin Çalısma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile genis
kapsamda İç Denetçilerin neler yapacagına ayrıntılı olarak yer verilmistir. 5-6 Agustos 2006
tarihli ve 26250 ve 26251 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanan 2006/10808 ve 10809 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararları ile 8 Eylül 2006 tarih ve 26283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
İç Denetçi Atamalarında Uyulacak Esas ve Usuller Hakkındaki Teblig ile; iç denetçi
atamalarının yapılabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler (mahalli idareler hariç)
tamamlanmıs ve eki listelerde verilerek derecesi belirtilen serbest kadro adedi kadar iç
denetçinin kamu idarelerine atanmalarının yolu açılmıstır. Söz konusu idareler tarafından
atamaların yapılması ile bu süreç her an baslayabilecektir. Hatta henüz ataması yapılmamıs
olmasına ragmen iç denetçi adaylarını mülakat yolu ile belirleyen idareler bulunmaktadır.
“İç denetim nedir?” sorusunun yanıtını, gerek kanunda, gerek yönetmelikte gerekse
uluslararası literatürde yapılan çesitli açıklamalarda bulabiliriz.
1 (Institute of Internal Auditors, 2002)
II-GENEL OLARAK DENETİM, İÇ DENETÇİ VE İÇ DENETİMİN TEMEL
UNSURLARI:
Denetim kavramı, Latince “audire” kelimesi; isitmek, dikkatlice dinlemek anlamına
gelmektedir.
Denetimin Türk Dil Kurumunun yaptıgı Türkçe’deki karsılıgı ise, “denetleme, bir isin
dogru ve yönetime uygun olarak yapılıp yapılmadıgını incelemek, murakabe etmek, teftis
etmek, kontrol etmektir.” Hukuki anlamda denetleme ise “gerek devlet daire ve teskilatının ve
gerek özel hukuk hükümlerine göre kurulmus müesseselerin kamu menfaati noktasından
kanun, nizamname ve statüleri hükümlerine göre çalısıp çalısmadıklarının tetkik edilmesidir.”
İç denetimin temel özellikleri;2
a) İç denetim, sertifikalı iç denetçiler tarafından gerçeklestirilir.
b) İç denetim, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun (İDKK) koordinasyon ve
rehberliginde Kurul tarafından belirlenen genel kabul görmüs standartlara göre
gerçeklestirilir.
c) İç denetim, iç denetim birim baskanlıgı tarafından yapılan risk odaklı denetim plan
ve programları esas alınarak yapılır.
d) İç denetim sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklasımla gerçeklestirilir.
e) İç denetim faaliyeti bagımsız olarak yerine getirilir. Denetimin planlanması ve
programlanması, uygulanması ve raporlanması her türlü müdahaleden uzak ve serbestçe iç
denetim birim baskanlıgı ve iç denetçiler tarafından gerçeklestirilir.
f) İç denetim, mali ve mali olmayan tüm islemleri kapsar.
İç denetimin bilesenleri ise;
a) Kontrol süreçlerini degerlendirmek: İdarenin amaçlarına ulasılmasını saglayacak
uygun bir iç kontrol yapısının olusturulması ve sürdürülmesi için degerlendirmeler yapmak ve
önerilerde bulunmak.
b) Yönetim süreçlerini degerlendirmek: İdarenin hesap verme sorumlulugunu
güçlendirmek amacıyla, kurumsal yapının ve yönetim süreçlerinin etkililigini degerlendirmek
ve önerilerde bulunmak.
c) Risk yönetim süreçlerini degerlendirmek: İdarenin, hedeflerine ulasmasını
engelleyecek riskleri belirlemek, analiz etmek, sınıflandırmak ve alınması gereken önlemleri
tespit etmek, uygulama ve izleme kapasitesini degerlendirmek ve önerilerde bulunmak.
olarak sayılabilir.
Yönetmeligin3 ilgili maddelerine göre ise;
2 Konuya iliskin detaylı açıklamalar için bknz; “Üst Yöneticiler İçin İç Kontrol ve İç Denetim Rehberi” Maliye
Bakanlıgı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlügü İnternet sitesi;
http://www.bumko.gov.tr/upload/IcDenetim/Mevzuat/UcunculDuzey/ustyonreh2508.htm
3 12 Temmuz 2006 tarih ve 26226 sayılı resmi gazetede yayımlanmıstır.
İç denetim faaliyetinin amacı
1) İç denetim faaliyeti; kamu idarelerinin faaliyetlerinin amaç ve politikalara,
kalkınma planına, programlara, stratejik planlara, performans programlarına ve mevzuata
uygun olarak planlanmasını ve yürütülmesini; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli
kullanılmasını; bilgilerin güvenilirligini, bütünlügünü ve zamanında elde edilebilirligini
saglamayı amaçlar. İç denetim faaliyeti sonucunda, kamu idarelerinin varlıklarının güvence
altına alınması, iç kontrol sisteminin etkinligi ve risklerin asgarîye indirilmesi için kamu
idaresinin faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek risklerin tanımlanması, gerekli önlemlerin
alınması, sürekli gözden geçirilmesi ve mümkünse sayısallastırılması konularında yönetime
önerilerde bulunulur.
2) İç denetim, nesnel güvence saglamanın yanında, özellikle risk yönetimi, kontrol ve
yönetim süreçlerini gelistirmede idarelere yardımcı olmak üzere bagımsız ve tarafsız bir
danısmanlık hizmeti saglar. Danısmanlık hizmeti, idarenin hedeflerini gerçeklestirmeye
yönelik faaliyetlerinin ve islem süreçlerinin sistemli ve düzenli bir biçimde degerlendirilmesi
ve gelistirilmesine yönelik önerilerde bulunulmasıdır.
3) Nesnel güvence saglama, kurum içerisinde etkin bir iç denetim sisteminin var
olduguna; kurumun risk yönetimi, iç kontrol sistemi ve islem süreçlerinin etkin bir sekilde
isledigine; üretilen bilgilerin dogruluguna ve tamlıgına; varlıklarının korunduguna;
faaliyetlerin etkili, ekonomik, verimli ve mevzuata uygun bir sekilde gerçeklestirildigine dair,
kurum içine ve kurum dısına yeterli güvencenin verilmesidir.
İç denetim faaliyetinin kapsamı
Kamu idarelerinin yurt dısı ve tasra dahil tüm birimlerinin islem ve faaliyetleri, risk
esaslı denetim plan ve programları kapsamında sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklasımla
denetim standartlarına uygun olarak iç denetime tabi tutulur.
İç denetim alanı
İç denetim;
a) Kamu idaresinin iç kontrol sisteminin yeterliligi ve etkinliginin incelenmesi ve
degerlendirilmesi,
b) Risk yönetimi için öneriler gelistirilmesi ile risk degerlendirme ve risk yönetim
metotlarının uygulama ve etkinliginin incelenmesi,
c) Kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını saglama amaçlı performans
degerlendirmelerinin yapılması ve idarelere önerilerde bulunulması,
ç) İdarenin faaliyet ve islemlerinin mevzuata, belirlenen hedef ve politikalara
uygunlugunun denetlenmesi,
d) Muhasebe kayıtları ile mali tabloların, dogrulugu ve güvenilirliginin incelenmesi,
e) Üretilen bilgiler ile kamuoyuna açıklanan her türlü rapor, istatistik ve mali
tabloların dogrulugu, güvenilirligi ve zamanındalıgının sınanması,
f) Elektronik bilgi sistemi ve e-Devlet hizmetlerinin yönetim ve sistem güvenilirliginin
gözden geçirilmesi,
alanlarını içerir.
İç denetimin uygulanması
1) Kamu idarelerinde yapılacak iç denetim asagıda belirtilen denetim uygulamalarını
kapsar:
a) Uygunluk denetimi: Kamu idarelerinin faaliyet ve islemlerinin ilgili kanun, tüzük,
yönetmelik ve diger mevzuata uygunlugunun incelenmesidir.
b) Performans denetimi: Yönetimin bütün kademelerinde gerçeklestirilen faaliyet ve
islemlerin planlanması, uygulanması ve kontrolü asamalarındaki etkililigin, ekonomikligin ve
verimliligin degerlendirilmesidir.
c) Mali denetim: Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere iliskin hesap ve islemlerin
dogrulugunun; mali sistem ve tabloların güvenilirliginin degerlendirilmesidir.
ç) Bilgi teknolojisi denetimi: Denetlenen birimin elektronik bilgi sistemlerinin
sürekliliginin ve güvenilirliginin degerlendirilmesidir.
d) Sistem denetimi: Denetlenen birimin faaliyetlerinin ve iç kontrol sisteminin;
organizasyon yapısına katkı saglayıcı bir yaklasımla analiz edilmesi, eksikliklerinin tespit
edilmesi, kalite ve uygunlugunun arastırılması, kaynakların ve uygulanan yöntemlerin
yeterliliginin ölçülmesi suretiyle degerlendirilmesidir.
2) İç denetim, birinci fıkrada belirtilen denetim uygulamalarından bir veya birkaçını
kapsayacak sekilde risk odaklı olarak yapılır. Ayrıca, bir faaliyet veya konu tüm birimlerde
denetim kapsamına alınabilir.
İç denetçilerin atanması ve görevden alınması görev ve sorumluluklarına iliskin
hususlarda yukarıda bahsedilen mevzuatta açıklanmıs olup kısaca;
İç denetçiler, bakanlıklar ve baglı idarelerde üst yöneticinin teklifi üzerine bakan,
diger idarelerde dogrudan bakan tarafından, sertifikalı iç denetçi adayları arasından atanır. İç
denetçilik görevi, iç denetçinin kendi istegi ile ayrılması, baska bir göreve atanması veya
seçilmesi ve iç denetçilik meslegi ile bagdasmayan hareketlerde bulunduguna iliskin rapor
üzerine Kurul tarafından sertifikasının iptal edilmesi hallerinde sona erer.
Asagıdaki sekil kısaca bir iç denetçinin atanma sürecini göstermektedir. Burada iki
süreç olmasının sebebi 31.12.2007’ye kadar geçerli olacak olan 5018 sayılı kanun’un geçici
5’nci maddesine göre bir geçici döneme iliskin atama süreci bir de daimi sürecin olmasıdır.
İç Denetçinin Görevleri:4 İç denetçi; nesnel risk analizlerine dayanarak kamu
idarelerinin yönetim ve kontrol yapılarını, kaynakların verimli, etkin ve ekonomik
kullanılıp kullanılmadıgını degerlendirir, harcama sonrası yasal uygunluk denetimi yapar,
idarenin mali islemlere iliskin tasarruflarının plan, program ve politikalara uygunlugunu
denetler, iyilestirmelere yönelik önerilerde bulunur, sorusturma açılmasını gerektirecek bir
duruma rastladıgında denetim birimi baskanlıgı aracılıgıyla üst yöneticiye bilgi verir.
İç Denetçilerin Yetkileri: İç denetçi, denetim konusuyla ilgili her türlü bilgi ve belge
ile nakit, kıymetli evrak ve diger varlıkların ibrazını ve gösterilmesini talep eder, denetlenen
personelden yazılı ve sözlü bilgi ister, denetimin gerektirdigi araç, gereç ve diger imkanlardan
yararlanır, denetimi engelleyici tutum, davranıs ve hareketleri üst yöneticiye bildirir. Burada
akla bir soru gelebilir örnegin Gelir İdaresi Baskanlıgı’na veya Maliye Bakanlıgı’na atanacak
bir İç Denetçinin vergi inceleme yetkisi olacak mıdır? Böyle bir yetkinin olmayacagı açıktır.
Çünkü vergi inceleme yetkisine haiz olanlar V.U.K.’nun 135. maddesinde tek tek sayılmıstır.
Ayrıca 5018 sayılı kanun gerekse diger mevzuatta buna iliskin bir yetki maddesi de yoktur.
Keza Kanun’un 64. maddesine göre; “İç denetçi, görevinde bagımsızdır ve iç denetçiye asli
görevi dısında hiçbir görev verilemez ve yaptırılamaz.” 63. maddesinde ise “iç denetim iç
denetçiler tarafından yapılır” hükümleri yer almaktadır. İç denetçilerin ne yapacakları da 64.
maddesinde tek tek sayılmıstır. Dolayısıyla iç denetçilerin vergi inceleme yetkisi yoktur.
4 BÜMKO adı geçen rehber.
İç Denetçi Atanması
Daimi Süreç Geçici Süreç
İç Denetçi Adayı
Kurul
Sertifikalı İç Denetçi
İdare
İç Denetçi
Sınav
Egitim
Sertifika
Sınavı
Basvuru
Basvuru
Atama
İç Denetçi Adayı
İdare
İç Denetçi
Basvuru
Atama
Kurul
İç Denetçi
Egitimi
İç denetçi egitimi talebi
Bilgi
•İç
denetçi
ataması
nın
bildirimi
İç Denetçilerin Sorumlulukları: İç denetçi; mevzuata, denetim standartlarına ve
mesleki ahlak kurallarına uygun hareket eder, mesleki bilgi ve becerilerini sürekli olarak
gelistirir, iç denetim faaliyetlerinde yetki ve ehliyetini asan durumlarda iç denetim birimi
baskanlıgını haberdar eder, verilen görevin tarafsız ve bagımsız olarak yapılmasına engel olan
durumların bulunması halinde durumu iç denetim birimi baskanlıgına bildirir, denetim
raporlarını kanıtlara dayandırır, degerlendirmelerinde objektif olur, denetim esnasında elde
ettigi bilgilerin gizliligini korur.
Atama;
İç denetçi kadrolarına yapılacak atamalar henüz sertifikalı iç denetçi bulunmaması
nedeniyle ancak 5018 sayılı Kanunun Geçici 5 inci maddesinde sayılan denetim elemanları
arasından yapılabilecektir. Bilindigi üzere, Kanunun Geçici 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında;
“31.12.2005 tarihi itibarıyla;
c) Sayıstay Denetçisi, Basbakanlık Müfettisi, Yüksek Denetleme Kurulu Denetçisi,
Maliye Müfettisi, Hesap Uzmanı, Bütçe Kontrolörü, Muhasebat Kontrolörü, Gelirler
Kontrolörü, Millî Emlak Kontrolörü, Tasfiye İsleri ve Döner Sermaye İsletmeleri Kontrolörü,
Hazine Kontrolörü kadrolarında çalısmakta olanlar ile daha önce en az bes yıl bu görevlerde
bulunanlar, kamu idarelerinde İç Denetçi,
d) Bakanlık, Müstesarlık, Baskanlık ve Genel Müdürlüklerde Müfettis veya Kontrolör
olanlar ile daha önce en az bes yıl bu görevlerde bulunanlar, kendi idarelerinde, özel bütçeli
idarelerde, mahallî idarelerde ve sosyal güvenlik kurumlarında İç Denetçi,
e) Muhasebe, Millî Emlak ve Vergi Denetmenleri ile bu görevlerde daha önce en az
bes yıl bulunanlar, özel bütçeli idareler ile mahallî idarelerde; Belediye Müfettisi ve Hesap
İsleri Murakıbı olanlar ile bu görevlerde daha önce en az bes yıl bulunanlar, mahallî
idarelerde İç Denetçi,
olarak 31.12.2007 tarihine kadar atanabilirler.”
hükmü yer almıstır.
Bu hüküm uyarınca iç denetçi kadrolarına atanabilmek için; 31.12.2005 tarihi
itibariyle Geçici 5 inci madeninin birinci fıkrasının (c), (d) ve (e) bentlerinde sayılan
kadrolarda çalısmakta olmak veya bu görevlerde daha önce en az bes yıl bulunmu<
Kalici Baglanti Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Türk Kamu Sektöründe Yeni Bir Kavram, İç Denetim, Hasan Kurnaz
Eski ve Yeni Kamu Mali Yönetim Sisteminin Mukayeseli Olarak Dege
İlk makalede 5018 sayılı Kanunla ilga edilen mali yönetim sistemimizin yasal
çerçevesini çizen 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununa yöneltilen elestiriler ve mali yönetim reformunu gerektiren hususlar belirtilmis, ardından kamu yönetimi ve kamu mali yönetim reformları kapsamında yapılan çalısmalara kısaca temas edilmis idi. Ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun dayandıgı temel yaklasımlar ile Kanunun öngörüldügü esaslar ve getirdigi yeniliklerin bir kısmı incelenmis idi.
Çalısmanın bu bölümünde ise, 5018 sayılı Kanunla getirilen esas ve yeniliklerin incelenmesine devam edilecektir. Akabinde ise eski ve yeni kamu mali yönetim ve kontrol sistemimiz arasındaki temel farklılıklara deginilecek ve 1050 sayılı Kanun ile 5018 sayılı Kanunun temel unsurlar bakımından mukayesesi yapılacaktır. Ayrıca son olarak reform çalısmalarına ve bu çalısmalara yöneltilen tepkilere iliskin genel bazı degerlendirmelerde bulunulacaktır.
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun öngördügü esaslar ve getirdigi yenilikler ilk makalede 10 madde halinde belirtilmis idi. Bu esas ve yenilikler cümlesinden sayılabilecek diger düzenlemeler asagıda gösterilmistir.
11. Bütçe hazırlık süreci mevcut uygulamaya göre öne alınmıstır. Buna göre merkezi yönetim bütçesinin hazırlanma süreci Mayıs ayının sonuna kadar Devlet Planlama Teskilatı tarafından hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca karara baglanmak suretiyle kabul edilen orta
vadeli programın kabul edilmesiyle baslamaktadır.
12. Bütçe hazırlık çalısmalarında, bütçe uygulaması ve denetiminde kamu idarelerine
inisiyatif tanınmaktadır. Örnegin, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerine, aktarma
yapılacak tertipteki ödenegin yılı bütçe kanununda farklı bir oran belirlenmedikçe yüzde
besine kadar bütçeleri içinde ödenek aktarması yapabilme yetkisi verilmistir.
13. Bütçe uygulamasına esneklik kazandırılmaktadır. Kamu idarelerine devredilen
yetkiler, bütçe hazırlık ve uygulamasında idarelere tanınan insiyatif bu cümleden sayılabilir.
14. Ödenek türleri yeniden tanımlanmıstır. Geçici bütçe hazırlanmasına iliskin hukuki
dayanaga yasada yer verilmistir. Öte yandan, mevcut uygulamada yılları bütçe kanunları ve
178 sayılı KHK çerçevesinde yapılan ödeneklerin Maliye Bakanlıgınca ayrıntılı harcama
programına baglanmasına iliskin yasal yetkiye Kanunda yer verilmistir.
Ayrıca, Maliye Bakanlıgınca yedek ödenekten yapılan aktarmaların tür, tutar ve
idareler itibariyle dagılımının yılın bitimini takip eden on bes gün içinde ilan edilmesi
öngörülmüstür. Yedek ödenekten yapılacak aktarmalar Kanunda belirtilen nispetle
sınırlandırılmıstır. Özel gelir ve özel ödenek uygulamasına iliskin düzenleme yapılmıstır.
15. Gelecek yıla ve ertesi yıla sarkan yüklenmeye girisilmesine iliskin esaslar
günümüz kosulları çerçevesinde yeniden belirlenmistir.
16. Bütçelerden gerçek veya tüzel kisilere yardım yapılması kanuni dayanagın varlıgı
sartına baglı tutulmus, bu yardımların kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna
açıklanmasına iliskin esas ve usullerin Maliye Bakanlıgınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca
çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüstür. Ayrıca, merkezi yönetim kapsamında
olmayıp, merkezi yönetim bütçesinden yardım alan kamu idareleri ile diger kurum ve
kurulusları içeren listenin merkezi yönetim bütçe kanununa eklenmesi öngörülmüstür.
17. Bütçe politikası, gelir ve giderlerin izlenmesi konusunda her yıl yılı bütçe
kanununa konulan hükümlerle Maliye Bakanına verilen yetkiye Kanunda yer verilmistir.
Diger yandan, mali saydamlık, seffaflık ve hesap verilebilirligin bir sonucu olarak genel
yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinin uygulama sonuçlarını ve beklenti, hedef,
faaliyetlerini, Maliye Bakanlıgının ise merkezî yönetim bütçesinin uygulama sonuçlarını,
finansman durumunu ve beklenti, hedef ve faaliyetleri kapsayan malî durumunu temmuz ayı
içinde kamuoyuna açıklamaları öngörülmüstür. Ayrıca gelir politikası ve ilkeleri, gelirlerin
dayanakları ve gelirlerin toplanma sorumluluguna, bagıs ve yardımların alınması, toplanması
ve bütçelestirilip harcanmasına iliskin düzenlemeler yapılarak konuya iliskin esaslar
belirlenmistir.
18. Harcama süreci ve bu süreçte görev alacak mali aktörler yeniden belirlenmistir.
Maliye Bakanlıgı ve Sayıstayın harcama öncesi kontrol yetkilerine (vize ve tescil) son
verilmistir. Bunun yerine, kurumların harcama birimleri ile mali hizmetler birimi tarafından
belirlenen esas ve usullere göre ön mali kontrol yapılması öngörülmüstür.
19. Harcama süreci içinde ödeme öncesinde saymanlıklarca yapılan kanunlara
uygunluk denetimine son verilmistir. Muhasebe yetkilileri sadece Kanunda belirtilen;
yetkilerin imzasının varlıgı, belgelerin tam olması, maddi hata bulunmaması, hak sahibinin
kimligi gibi hususları kontrol edeceklerdir. Belirli islemlerin mevzuata uygunluk yönünden
kontrolü biçimindeki ön mali kontrol idarelerin yönetim sorumlulugu çerçevesinde harcama
birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yapılacaktır.
20. Kamu mali yönetim ve kontrol sisteminde görev, yetki ve sorumluluk üstlenen
aktörler yeniden tanımlanmıs, bunların görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmistir. Üst
yönetici, harcama yetkilisi, gerçeklestirme görevlileri, mali hizmetler birimi yöneticisi,
muhasebe yetkilisi, muhasebe yetkilisi mutemedi, harcama yetkilisi mutemedi gibi aktörlerin,
görevlilerin görev, yetki ve sorumlulukları açıkça belirlenmis ve sorumlulukları Kanun geregi
yapmaları gerekli islemler ve incelemeleri gerekli belgelerle sınırlandırılmıstır.
21. Kamu kurumları arasında muhasebe uygulamalarından dogan farklılıklar
giderilmekte ve tüm kamu kurumlarında muhasebe birligi saglanmaktadır. 5018 sayılı
Kanunun yayımından önce baslatılan çalısmalar sonucu bütçe kanunları ve yönetmelik
hükümleriyle yapılan düzenlemelere Kanunda da yer verilmistir. 5018 sayılı Kanundaki
yetkiye istinaden hazırlanan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeligi yayımlanmıstır. Söz
konusu Yönetmeligin 01.01.2006 tarihi itibariyle yürürlüge girmesi öngörülmüstür.
Genel yönetim kapsamındaki idarelerde uygulanacak muhasebe ve raporlama
standartları, çerçeve hesap planı ile düzenlenecek raporların sekil, süre ve türlerini uluslararası
standartlara uygun olarak ilgili idarelerin görüsü alınmak suretiyle belirlemek amacıyla
Maliye Bakanlıgı bünyesinde faaliyet gösterecek bir kurul (Devlet Muhasebesi Standartları
Kurulu) teskil edilmesi öngörülmüstür.
22. Tahakkuk esaslı muhasebe sisteminin Kanuni altyapısını saglayan hükümlere 5018
sayılı Kanunda yer verilmistir. Buna göre, bir ekonomik deger yaratıldıgında, baska bir sekle
dönüstürüldügünde, mübadeleye konu edildiginde, el degistirdiginde veya yok oldugunda
muhasebelestirilmesi esası getirilmistir. Kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri mali
yılın hesaplarında gösterilmesi, bütçe gelirlerinin tahsil edildigi, bütçe giderlerinin ise
ödendigi yılda muhasebelestirilmesi esası kabul edilmistir.
23. Kamu mali istatistiklerinin ve faaliyet raporlarının belirli sürelerle kamuoyuna ve
ilgili makamlara açıklanması esası getirilmektedir. Üst yöneticiler ve bütçeyle ödenek tahsis
edilen harcama yetkililerinin hesap verme sorumlulugu çerçevesinde her yıl faaliyet raporu
düzenlemeleri ve bu raporların TBMM’ye ve kamuoyuna açıklanması öngörülmüstür. İçisleri
ve Maliye Bakanlıgınca hazırlanan, Sayıstay tarafından incelenen raporlar TBMM’ye
sunulacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendisine sunulan raporlar ve degerlendirmeler
çerçevesinde, kamu kaynagının elde edilmesi ve kullanılmasına iliskin olarak kamu
idarelerinin yönetim ve hesap verme sorumluluklarını görüsecegi, bu görüsmelere üst yönetici
veya görevlendirecegi yardımcısının ilgili bakanla birlikte katılması zorunlulugu hükme
baglanmıstır.
24. Tasınır ve tasınmaz edinme, kullanımı ve satısına iliskin genel esaslar Kanun ile
düzenlenmistir. Kamu idareleri ve kullanılmak üzere tasınır teslim edilen veya malların
yönetimi yahut kullanımı konusunda yetki verilen görevlilerin sorumlulugu belirlenmistir.
25. Kamu mali yönetiminin bir unsuru olarak iç kontrol sistemi kurulmaktadır. İç
kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmis politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin
etkili, ekonomik ve verimli bir sekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını,
muhasebe kayıtlarının dogru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin
zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini saglamak üzere idare tarafından olusturulan
organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diger kontroller bütünü olarak
tanımlanmıstır. Buna göre, Kanunda söz konusu amaçlarla kamu idareleri tarafından
olusturulan organizasyon, yöntem ve süreçlerle iç denetimden olusan tüm mali ve mali
olmayan kontroller iç kontrolü olusturmaktadır. Ayrıca, iç kontrolün amaçları da Kanunda
sayılmıstır. Kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemleri; harcama birimleri,
muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden olusur.
26. Harcama sürecinde harcama öncesi kontrol mekanizması ihdas edilmistir. Bir
kontrol mekanizması olarak ön malî kontrol tanımlanmıs ve bu fonksiyonu üstlenecek
birimler belirlenmistir. Ön mali kontrol, harcama birimlerinde islemlerin gerçeklestirilmesi
asamasında yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrolleri kapsar.
Bu kontrol süreci, malî karar ve islemlerin hazırlanması, yüklenmeye girisilmesi, is ve
islemlerin gerçeklestirilmesi ve belgelendirilmesinden olusur.
Harcama birimlerinde yürütülecek asgari kontroller ile mali hizmetler birimi
tarafından ön mali kontrole tabi tutulacak mali karar ve islemlerin usul ve esasları ile ön mali
kontrole iliskin standart ve yöntemlerin Maliye Bakanlıgınca belirlenmesi öngörülmüstür.
Buna göre, daha önce Maliye Bakanlıgı, Sayıstay, maliye baskanlıkları, bütçe dairesi
baskanlıkları veya saymanlıklarca yürütülen çesitli harcama öncesi kontrol fonksiyonları
kurumların harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yürütülecektir. Ön mali
kontrol görevi kurumların yönetim sorumlulugu çerçevesinde ifa edilecektir.
Ayrıca, Kanunda belirtilen görevleri ifa etmek üzere mali hizmetler birimi kurulması
öngörülmektedir. Ancak, mali hizmetler biriminin yapısının belirlenmesi teskilat kanunlarına
bırakılmıstır. Diger yandan, kamu idarelerinin malî hizmetler birimlerinde malî hizmetler
uzmanı istihdam edilebilmesi imkanı getirilmektedir.
5436 sayılı Kanunla bakanlıklar ve diger kuruluslardaki arastırma, planlama ve
koordinasyon kurulu baskanlıkları veya daire baskanlıkları kaldırılmakta ve bunun yerine söz
konusu Kanunda belirtilen görevleri yapmak üzere strateji gelistirme baskanlıkları/daire
baskanlıkları/müdürlükleri kurulmakta ve 01.01.2006 itibariyle genel ve katma bütçeli
kuruluslardaki mevcut maliye baskanlıkları ile bütçe dairesi baskanlıkları kaldırılmaktadır.
27. İç kontrol sisteminin bir unsuru olarak iç denetim sistemi getirilmektedir. İç
denetim, kamu idaresinin çalısmalarına deger katmak ve gelistirmek için kaynakların
ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmedigini degerlendirmek
ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bagımsız, nesnel güvence saglama ve danısmanlık
faaliyeti olarak tanımlanmıstır.
İç denetim faaliyeti, idarelerin yönetim ve kontrol yapıları ile malî islemlerinin risk
yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinligini degerlendirmek ve gelistirmek yönünde
sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklasımla ve genel kabul görmüs standartlara uygun
olarak gerçeklestirilecegi ve iç denetimin, sertifikalı iç denetçiler (geçis süreci sürecinde iç
denetçi olarak atanabilecekleri belirtilen denetim elemanları hariç) tarafından yapılacagı
öngörülmüstür. Kamu idarelerinin yapısı ve personel sayısı dikkate alınmak suretiyle, İç
Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüsü üzerine, dogrudan üst yöneticiye baglı iç
denetim birimi baskanlıkları kurulabilir.
İç ve dıs denetimin görev ve fonksiyonları, çalısma esasları açıkça belirlenmektedir. İç
denetçilerin kamu idareleri itibarıyla sayıları, çalısma usul ve esasları ile diger hususların İç
Denetim Koordinasyon Kurulunca hazırlanarak, Maliye Bakanlıgının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüstür.
28. Kamu idarelerinin iç denetim sistemlerini izlemek, bagımsız ve tarafsız bir organ
olarak hizmet vermek ve Kanunda tadat edilen görevleri ifa etmek üzere Maliye Bakanlıgına
baglı olarak İç Denetim Koordinasyon Kurulu kurulmustur.
29. Sayıstay tarafından yapılacak dıs denetimin kapsamı kurumsal ve nitelik olarak
genisletilmektedir. Harcama sonrası dıs denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinin hesap verme sorumlulugu çerçevesinde, yönetimin mali faaliyet, karar ve
islemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve
sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanması olarak belirlenmistir.
Kanun uyarınca, dıs denetim, genel kabul görmüs uluslararası denetim standartları
dikkate alınarak;
a) Kamu idaresi hesapları ve bunlara iliskin belgeler esas alınarak, mali tabloların
güvenilirligi ve dogruluguna iliskin mali denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve
mallarına iliskin mali islemlerinin kanunlara ve diger hukuki düzenlemelere uygun olup
olmadıgının tespiti,
b) Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadıgının
belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından degerlendirilmesi,
suretiyle gerçeklestirilecektir. Ancak, dıs denetim ve hesapların hükme baglanmasına
iliskin diger hususların ilgili kanununda düzenlenecegi hükme baglanmıstır. Sayıstay
Kanunda yapılması gerekli degisikliklere iliskin çalısmalar ise henüz tamamlanamamıstır.
Diger yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Sayıstayın, her yıl Türkiye Büyük
Millet Meclisi adına Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanlık Divanı tarafından
görevlendirilen ve gerekli mesleki niteliklere sahip denetim elemanlarından olusan bir
komisyon tarafından, hesaplar ve bunlara iliskin belgeler esas alınarak denetlenmesi
öngörülmektedir.
30. Kanun ile kamu zararının ne oldugu tanımlanmıs ve buna iliskin yaptırımlar
öngörülmüstür. Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, islem, eylem veya ihmal sonucunda
kamu kaynagında artısa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tarif edilmis, kamu
zararının tespit edilmesinde esas alınacak hususlar sayılmıstır. Kontrol, denetim, inceleme,
kesin hükme baglama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın olustugu
tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil
edilecegi öngörülmektedir.
31. Daha önce belirtildigi üzere, Kanunda iç ve dıs denetim olmak üzere iki tür
denetim fonksiyonu tanımlanmıstır. Maliye Bakanlıgınca denetim birimleri marifetiyle diger
kurumlar üzerinde yapılan mali denetime son verilmekte, bunun yerine Bakanlıga istisnai ve
sınırlı bir denetim yetkisi tanınmaktadır. Bu yetki ancak muayyen hallerde kullanılabilecek
istisnai bir yetkidir. Kanun geregi, malî yönetim ve kontrol sisteminin tümüyle zaafa ugradıgı,
belirgin yolsuzluk veya kamu zararına yönelik emarelerin ortaya çıktıgı durumlarda; ilgili
bakanın talep etmesi veya dogrudan Basbakanın onayı üzerine Maliye Bakanı, yetkili denetim
elemanlarına, kamu idarelerinin tüm malî yönetim ve kontrol sistemlerini, malî karar ve
islemlerini mevzuata uygunluk yönünden teftis ettirebilecektir. Bu teftisler sonucunda
düzenlenecek raporların bir örnegi İç Denetim Koordinasyon Kuruluna, bir örnegi de gerekli
islemlerin yapılması için ilgili bakana gönderilir.
Keza, İçisleri Bakanlıgının mahalli idareler üzerinde yaptıgı mali denetim yetkisi
sınırlandırılmaktadır. Kanuna göre, ancak mali yönetim ve kontrol sisteminin tümüyle zaafa
ugradıgı, belirgin yolsuzluk veya kamu zararına yönelik emarelerin ortaya çıktıgı durumlarda;
il özel idareleri için ilgili vali, belediyeler için ilgili belediye baskanının talep etmesi veya
dogrudan Basbakanın onayı üzerine İçisleri Bakanı, yetkili denetim elemanlarına, ilgili
mahalli idarelerin tüm mali yönetim ve kontrol sistemlerini, mali karar ve islemlerini
mevzuata uygunluk yönünden teftis ettirebilecektir. Bu teftisler sonucunda düzenlenecek
raporların bir örnegi İç Denetim Koordinasyon Kuruluna, bir örnegi de gerekli islemlerin
yapılması için ilgili vali veya belediye baskanına gönderilir.
V. Eski ve Yeni Kamu Mali Yönetim Sistemi Arasındaki Temel Bazı Farklılıklar
Yukarıda mali yönetim reformunun getirdigi belli baslı yenilikler, 5018 sayılı Kanunla
öngörülen müessese ve esaslar tafsilatıyla incelenmemis, sadece Kanunun getirdigi yenilikler
kısa ve özet olarak belirtilmistir. Asagıda ise KMYKK öncesinde uygulanan mali yönetim
sistemimiz ile 5018 sayılı Kanunla ihdas edilen yeni kamu mali yönetim ve kontrol sistemi
Kalici Baglanti Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Eski ve Yeni Kamu Mali Yönetim Sisteminin Mukayeseli Olarak Degerlendirilmesi, Ekrem Candan, İç Denetim