100 Soruda Sosyal Güvenlik (Yeni Yasaya göre) (1)

SORU 1: Yeni Kanunda Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alındı mı?  

Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda, Kanunda; memur ve diğer kamu görevlilerinin diğer sigortalılarla ortak yönleri aynı, statü farklılıklarına ilişkin durumları ise 5434 sayılı Kanundaki hükümlere uygun bir şekilde ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Kanunun yürürlük tarihinden sonra  göreve başlayan kamu görevlileriyle ilgili hükümler, olmazsa olmaz bazı farklılıklar dışında diğer sigortalılarla paralel bir şekilde tanzim edilmiş böylelikle norm ve standart birliği sağlanmaya çalışılmıştır. Reformun ana parametrelerinden biri olan ve prime esas kazançların güncellenmesinde kullanılan güncelleme katsayısı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının (GH) % 30’u dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmiştir. Buna göre, güncelleme katsayısı TÜFE+%30 GH +1 formülünden oluşmaktadır. Güncelleme katsayısı belirlenirken, emeğin GH içindeki payının ortalaması olan %26,3 oranının üzerinde refah payı da dikkate alındığından, aylıklarda herhangi bir kayıp meydana gelmeyecektir. Sigortalılar arasında mevcut uygulamada görülen eşitsizlikler bu Kanun ile önemli ölçüde ortadan kaldırılmaktadır.

SORU 2: Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile “ Sosyal Devlet” ilkesi terk mi ediliyor?

Sosyal güvenlik harcamaları sürdürülebilir olduğu sürece sosyal devlet ilkesine uygun düzenlemelerden bahsedilebilir. Reform ihtiyacını doğuran sıkıntı; sosyal güvenlik sistemimizdeki çarpıklıklar nedeniyle giderek artan ve makro ekonomik denge üzerinde olumsuz etki yapan sosyal güvenlik açıklarının sürdürülebilir olmaktan çıkmasıdır.  Kanunla sosyal devlet ilkesi terk edilmemiş, bilakis sosyal devletin gereği olarak bu Kanun yapılmıştır. Şöyle ki; Kanunla ilk defa devletin sosyal güvenlik sistemine doğrudan prim katkısı yapması öngörülmekte, Kadınların ev hizmetleri sosyal güvenlik kapsamına alındığı gibi isteğe bağlı sigorta şartları da büyük ölçüde kolaylaştırılmakta, Herkes genel sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır.

SORU 3: Kanunla aktif- pasif dengesini sağlamaya yönelik düzenlemeler var mı?

Kanunda SGK.un aktüeryal dengesini olumlu yönde etkileyecek olan kayıt dışı çalışma ve kayıt dışı bildirime ilişkin önemli düzenlemeler bulunmaktadır. Aktif-pasif dengesinin sağlanmasına yönelik olarak; sigortalıların prime esas kazançlarının büyük bir kısmı prim kesintisine tabi kılınmıştır. Prime tabi tutulmayan kazançlar tek tek sayılmış ve sınırlandırılmıştır. Sigortalılığın kapsamı genişletilmiş, sigortalı sayılmayanların kapsamı daraltılmıştır. Böylelikle prim ödeyecek sigortalıların sayılarının arttırılması yoluna gidilmiştir.  Ücretlerin banka kanalıyla ödenmesi, kamu SGK. ve kuruluşları ile bankalardan bilgi akışı sağlanması, kayıtdışı istihdamı engellemeye yönelik Kanunda öngörülen yaptırımların ağırlaştırılması gibi uygulamalar aktif-pasif dengesini sağlamaya yöneliktir. Diğer taraftan tasarı sigortalıların daha uzun süre sistemde kalmalarını teşvik etmekte ve prim matrahlarını genişletmesi itibariyle, gelir ve aylıkların azalması gibi bir sonuç da ortaya çıkarmamaktadır

SORU 4: Sosyal güvenlik sistemimizin kapsamı bu Kanunla daha mı genişlemektedir?

Evet, Kanunla sosyal güvenliğin kapsamı genişletilmektedir.  Ev hizmetlerinde çalışanlara ilişkin hüküm 506 sayılı Kanunda olduğu gibi muhafaza edilmektedir. Daha önce herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan jokeyler ve antrenörler 4/b kapsamında sigortalı sayılmışlardır.  Ayrıca, sigortalı sayılmayanlardan niteliği itibariyle bir kişinin bir günde yapacağı işlerde çalışanlar 5510 sayılı Kanunun eski halinde sigortalı sayılmazken yeni düzenleme ile tasarıda bu hüküm çıkarılmıştır.  Aynı zamanda tarımsal faaliyette bulunanların 15 gün üzerinden prim ödemeleri sağlanmak suretiyle 5510 sayılı Kanunun ilk haline göre bu kesimin de sosyal güvenlik kapsamında olması sağlanmaktadır. İsteğe bağlı sigorta kolaylaştırılmakta, part- time çalışanların eksik günlerini tamamlama imkanı getirilmekte ve genel sağlık sigortası ile tüm nüfus sağlık güvencesi anlamında sosyal güvenlik kapsamına alınmaktadır

SORU 5: Malullük ve ölüm aylığını hak etmek için aranan süre uzatılıyor mu?

Mevcut uygulamada Malullük sigortasından aylığa hak kazanma koşulu; SSK’lılar için 1800 gün veya 5 yıldan beri sigortalı olup en az 900 gün, Bağ-Kur’lular için 5 tam yıl hizmet, kamu görevlileri açısından ise 10 tam yıl hizmet süresinin bulunmasını gerektirmektedir. Yeni düzenleme ile malullük sigortasından aylığa hak kazanma koşulu en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 1800 gün, sigortalının başkasının bakımına muhtaç olması halinde belli bir sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim ödeme şartına bağlanmıştır. Ölüm sigortasından aylığa hak kazanma koşulu; SSK’lılar için 5 yıldan beri sigortalı olup en az 900 gün, Bağ-Kur’lular için 5 tam yıl hizmet, kamu görevlileri açısından ise 10 tam yıl hizmet süresinin bulunmasını gerektirmektedir. Yeni düzenleme ile ölüm sigortasından aylığa hak kazanma en az 1800 gün prim ödeme şartına bağlanmış ancak  4 (a) sigortalıları için; borçlanma süreleri hariç, 5 yıl sigortalılık  süresi ile toplam 900 gün prim ödeme gün sayısı olarak düzenlenmiştir

SORU 6: Aylık bağlama oranları düşürülüyor mu? Bunun emekli aylıklarımıza etkisi nasıl olacak?

Mevcut uygulamada; SSK ve Bağ-Kur’luların emekli aylıklarının hesabında, hizmet sürelerinden, ilk 10 yılın her yılı için % 3,5, sonraki 15 yılın her yılı için % 2, daha sonraki her yıl için % 1,5 olarak belirlenen aylık bağlama oranı uygulanmaktadır. Bu durumda, 25 yıl çalışan bir sigortalıya ortalama yıllık kazancının % 65’i oranında aylık bağlanmaktadır. Yani,  her yılı için uygulanan aylık bağlama oranı ortalama  % 2,6’dır. Yeni düzenlemeyle aylık bağlama oranı her yıl için % 2 olarak sabitlendiğinden, 25 yıl çalışan sigortalıların aylık bağlama oranında her yıl için ortalama 0,6 puan bir azalma görülmekte ise de, aylığın hesabında dikkate alınan prime esas kazanç matrahları yükseltildiğinden, aylık miktarlarında herhangi bir düşme olmamaktadır. Diğer taraftan, eski sistemde 25 yıldan fazla süreler % 1,5 oranında değerlendirilirken, yeni sistemde % 2 olarak dikkate alınacağından, sistemde kalınan süre uzadıkça her yılın bağlanacak aylıklara etkisi daha fazla olacak ve daha yüksek tutarda aylık bağlanacaktır.  Ayrıca, geçiş döneminde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelere ilişkin kısmi aylık hesaplanırken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınacaktır.  

SORU 7: Prim ödeme gün sayılarının düşük olması malullük veya ölüm aylığında aylık bağlama oranını nasıl etkileyecektir?

Malullük ve ölüm sigortasında, sigortalıların prim ödeme gün sayısının 9000 günden az olması halinde aylık bağlama oranları 9000 gün (4/a sigortalıları için 7200 gün) üzerinden hesaplanacaktır. Ayrıca, malul sigortalının başkasının bakımına muhtaç olması halinde aylık bağlama oranı 10 puan artırılacaktır.

SORU 8: Emekli aylıklarının hesaplanmasında gelişme hızı niçin dikkate alınmamaktadır?

Reformun ana parametrelerinden biri olan ve prime esas kazançların güncellenmesinde kullanılan güncelleme katsayısı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının (GH) % 30’u dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmiştir. Buna göre, güncelleme katsayısı TÜFE+%30 GH +1 formülünden oluşmaktadır. Güncelleme katsayısı belirlenirken, emeğin GH içindeki payının ortalaması olan %26,3 oranının üzerinde refah payı da dikkate alındığından, aylıklarda herhangi bir kayıp meydana gelmeyecektir.

SORU 9: Mevcut sistemdeki aylık bağlama oranları niçin değiştirilmektedir?

Mevcut uygulamada aylık bağlama oranları yönünden giderek azalan bir yapı söz konusudur. Bu durum sigortalıların sistemde uzun süre kalmalarını teşvik etmemekte aksine alt sınır uygulamaları ile birlikte kısa sürede sistemden çıkmalarına neden olmaktadır. Kanun ile sigortalıların prim ödeme gün sayılarının artması karşılığında bağlanacak aylıkları da artıran, dolayısıyla sistemde daha uzun süre kalmalarını teşvik eden düzenlemeler bulunmaktadır.  Diğer taraftan mevcut sigortalılarımızın Kanunun yürürlük tarihinden önceki hizmetleri eski hükümlere göre değerlendirilmektedir.

SORU 10:  Bu Kanun SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığından  halen gelir ve aylık almakta olan emeklilerin aylıklarını herhangi bir şekilde etkileyecek mi?

Kanunun yürürlük tarihinden önce SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığından emekli aylığı almakta olanların mevcut gelir ve aylıklarının aynen ödenmesine devam edilecektir. Aylıklarda herhangi bir azalma söz konusu değildir. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıkları, Kanun yürürlüğe girdikten sonra altı aylık dönemlerde gerçekleşen enflâsyon oranında artırılacak, memur emeklilerinin aylıkları ise eskiden olduğu şekilde artırılmaya devam edilecektir.

SORU 11: Bu Kanuna göre ilk defa sigortalı olanlardan, değişik statülere tabi çalışanların hizmetleri nasıl birleştirilecek?

Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan birden fazla statüye tabi olarak çalışanların  hizmetleri, yaşlılık sigortası bakımından; toplam çalışma süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği statü hükümleri esas alınmak,  ölüm ve malullük hallerinde ise, son statü hükümleri uygulanmak suretiyle birleştirilecektir.

SORU 12: Emekli Sandığından Emekli aylığı almakta iken sigortalı çalışmaya başlayanlardan destek primi kesilecek mi?

Evet, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli aylığı almakta olanlardan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir.

SORU 13: Bu Kanunla kıdem tazminatının kaldırılacağı ya da toplu olarak ödenmeyeceği söyleniyor doğru mu?

Bu Kanun içerisinde kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

SORU 14: Emekli Sandığı emeklisiyim. Bu kanundan sonra aylıklarım sigortalılar gibi TÜFE oranlarına göre mi yükseltilecek?

Hayır, 5434 sayılı Kanuna göre bağlanmış aylıklar ile bu Kanundan önce bir süre devlet memurluğunda bulunmuş olanlara bu Kanundan sonra bağlanacak aylıklar eskiden olduğu gibi Emekli Sandığı Kanunundaki hükümlere göre yükseltilecektir.

SORU 15: Emekli aylıkları yükseltilirken emekli, dul ve yetimlere refah payı verilmeyecek mi?

Kamuoyunda refah payı olarak bilinen gelişme hızı aylık hesaplanması esnasında dikkate alınmakta, bu şekilde bağlanan aylıkların artırılmasında ise TÜFE oranları ya da ilgili kanunlarla belirlenen yüzdesel oranlar esas alınmaktadır. Yapılan düzenleme ile, mevcut uygulama korunduğundan, refah payının aylıklara yansıtılmadığından bahsedilemez.

SORU 16: Sigorta emeklisiyim ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışıyorum. yeni kanun çıktığı zaman aylıklarım kesilecek mi?

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, yaşlılık  veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında mevcut uygulamada olduğu gibi tercihleri doğrultusuna aylıkları kesilmeksizin sosyal güvenlik destek primine tabi tutulacaklardır. Bunların prime esas kazançları üzerinden % 31 ila %36,5 oranında SGDP kesilecektir.

SORU 17: Yaşlılık aylığı bağlananlardan çalışmaya devam edenlerin durumlarında değişiklik olmakta mıdır?

Sosyal güvenlik sistemimizin önemli bir eksik yönü olan erken emekliliğin bir sonucu olarak emekli olduktan sonra çalışmaya devam edilmesi istihdam veya işsizlikle doğrudan ilgili bulunmaktadır. Halen kayıt dışı çalışan emekli sayımızın işsiz sayımıza yakın bir düzeyde olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle mevcut sigortalılarımızın destek primine tabi olarak emeklilik sonrası çalışma hakları muhafaza edilmek suretiyle Kanunda yalnızca emeklilik sonrası 4 (b) kapsamında destek primine tabi olarak çalışma düzenlemesi bulunmaktadır.

SORU 18: Emekli aylığı almakta iken yeniden çalışmaya başlayanların aylıkları nasıl hesaplanacak ?

Emekli aylığı almakta iken çalışmaya başlanması nedeniyle aylığı kesilenlerin aylıklarının yeniden hesabında, ilk aylık hesabı yapıldığı şekilde işlem yapılmasının emekliler arasında aylık farklılıklarına neden olduğu dikkate alınarak; emeklilikten sonraki çalışma dönemleri ayrıca değerlendirilmek suretiyle önceki aylıklarına ilave edilmesi şeklinde düzenleme yapılmıştır.

SORU 19: Emekli ikramiyelerinin tahville yada taksitler  halinde ödeneceği doğru mu ?

Hayır, emekli ikramiyeleri 5434 sayılı Kanundaki usulle ödenmeye devam edilecektir.

SORU 20:  Emekli Sandığından  aylık almakta olan terör malulüyüm, Sigorta, Bağ- Kur ya da Emekli Sandığına tabi bir göreve başlamam halinde aylıklarım kesilecek mi?

Hayır, aylıklarınız hiçbir suretle kesilmeyecektir. Ancak hakkınızda devlet memuriyetine başlamanız halinde uzun vadeli sigorta kolları, sigortalı ya da Bağ –Kur kapsamındaki bir işe başlamanız halinde ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanacaktır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini SGK.a bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanacaktır ve tarafınızdan hiçbir şekilde genel sağlık sigortası primi alınmayacaktır.

SORU 21: Bağ-Kur sigortalısıyım. Ödeyeceğim prim oranı  artacak mı?

Mevcut uygulamada Bağ-Kur sigortalılarından basamak sistemine göre % 40 oranında prim alınmakta idi. Yeni düzenleme ile bunların kazançlarıyla orantısız prim ödemelerine sebep olan basamak sistemi kaldırılarak,  prime esas kazancın aylık alt ve üst sınırı arasında beyan edecekleri prime esas kazançları üzerinden % 33,5-39 oranında prim ödemeleri öngörülmüştür. Buna göre, sigortalıların tercihleri doğrultusunda beyan edecekleri prime esas kazançlar ne kadar yüksek olursa, aylıkları da o kadar yüksek bağlanacaktır

SORU 22: Halen sigortalı olarak çalışmaktayım emekliliğimi hak ettim.  Kanun çıktıktan sonra emekli olursam aylığım düşecek mi?

Yeni aylık bağlama sistemi, Kanunun yürürlük tarihinden sonraki çalışmalar için uygulanacaktır. Getirilen sistemde aylığın hesabında, mevcut uygulamada olduğu gibi sigortalıların prime esas kazançları ve hizmet süreleri dikkate alınmaktadır. Yeni düzenlemeyle; sigortalıların prim alınan kazançlarının matrahı genişletilmekte, kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik getirilen düzenlemelerle çalışma süresindeki prime esas kazançlarındaki kayıplar önlenmekte ve sigortalıların sistemde daha uzun süre kalması nedenleriyle, prime esas kazançları ve hizmet sürelerine bağlı olarak da aylık bağlama oranları artacağından aylıkların azalması söz konusu olmayacaktır. Öte yandan, yine Kanunla, mevcut sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen hizmetleri için eski aylık hesaplama sistemi, yürürlük tarihinden sonra geçen hizmetler için yeni aylık hesaplama sistemi uygulanmak suretiyle karma sisteme göre aylık bağlanması öngörülerek, müktesep hakların korunması sağlanmıştır.

SORU 23:  Halen memur olarak çalışmaktayım. Emekliliğimi hak ettim. Bu Kanundan önce emekli olmam daha mı avantajlı?

Hayır, 5510 sayılı Kanundan önce ya da sonra emekli olmanız emekli aylığı ve ikramiyenizde herhangi bir değişikliğe yol açmamaktadır.  Kamu görevlilerinden bu Kanunun yürürlüğünden önce iştirakçi olanların aylıkları 5434 sayılı Kanuna göre bağlanacağından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra emekli olmaları hiçbir şekilde aylıklarını etkilemeyecektir. 

SORU 24: Halen memur olarak çalışmaktayım. Bu Kanunla eski haklarımda herhangi bir düşüş meydana gelecek mi?

Bu Kanundan önce bir süre memuriyeti bulunanların Emekli Sandığı Kanununda sayılan tüm hakları geçici maddelerle korunmaktadır. Bu sebeple eski haklarınızda herhangi bir geriye gidiş söz konusu olmayacaktır.

SORU 25: Halen memur olarak çalışmaktayım. Emekli ikramiyelerinde bir düşüş veya ikramiyenin tamamen kaldırılması gibi bir durum söz konusu mudur.

Hayır, getirilen düzenleme ile emekli ikramiyelerinin Emekli Sandığı Kanunundaki usul ve esaslarla ödenmeye devam edilmesi sağlanmıştır. Ayrıca emekli ikramiyelerinin tamamen kaldırılması gibi bir durum söz konusu değildir

SORU 26: Sigortalıyım, Kanun yürürlüğe girdikten sonra işverenin benden keseceği  prim miktarı artacak mı?

Mevcut uygulamada sigortalılardan % 9 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ve % 5 hastalık sigortası primi olmak üzere toplam % 14 oranında prim kesilmektedir. Yeni uygulamada, sigortalıların ödeyecekleri prim oranı yine toplam % 14 olup, bunun % 9’u malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, % 5’i de genel sağlık sigortası primidir.

SORU 27: Halen memur olarak çalışıyorum bu Kanundan sonra aylıklarımdan daha fazla mı kesenek kesilecek?

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları, fiilî hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılacağından, aylıklarından herhangi bir şekilde fazla kesenek kesilmesi söz konusu değildir.

SORU 28: Halen memur olarak çalışıyorum bu Kanundan sonra aylıklarımdan sağlık sigortası primi de mi kesilecek?

Hayır, halen memur olarak çalışanların aylıklarından bugüne nazaran daha fazla kesenek kesilmeyecektir. Bu durumdakiler için her ay % 12 oranında Genel sağlık sigortası primi çalıştıkları kamu idarelerince ödenecektir.

SORU 29: Halen sigortalı olarak çalışıyorum. Kanun emekli olacağım tarihi etkileyecek mi?

Yeni düzenleme, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışmaya başlayan sigortalıların emekliliğe hak kazanma koşullarında herhangi bir değişiklik meydana getirmemekte, müktesep haklar korunmaktadır.

SORU 30: Halen devlet memuruyum. İlerde daha yüksek unvanlarda görev yapmam durumunda mevcut uygulamada olduğu gibi unvanım bağlanacak aylığımı etkileyecek mi?

Kanunun yürürlük tarihinden önce iştirakçi olanların bütün hakları 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütüleceğinden, görev yapılan unvanlara ilişkin emekli aylığına bugün yansıtılan unsurlar ileride bağlanacak aylıklara da yansıtılacaktır.

 

SORU 31: Yasa ile getirilen emeklilik için gerekli süreler uzatılmakta mıdır?

4447 sayılı Kanuna göre 2000 yılından sonra ilk defa işe giren SSK’lılar için 7000 gün, Bağ-Kur ve Emekli Sandığına tabi olanlar için 9000 gün şartı uygulanmaktadır. Bu Kanunda mevcut çalışanların prim gün sayılarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 01.05.2008 tarihi itibarîyle ilk defa işe girecek sigortalılardan Bağ-Kur ve Emekli Sandığına tabi olanlar için halen uygulanan 9000 gün şartı korunmuş, SSK’lılar için ise 7000 gün yerine 7200 gün şartı getirilmiştir.

SORU 32: Yasa ile getirilen 65 yaş düzenlemesi kimler için uygulanacak?

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olanların mevcut yaş hadlerini değiştiren bir düzenleme söz konusu değildir. 65 yaş uygulaması; Bu Kanundan sonra 2027 yılında çalışmaya başlayacak olan erkek sigortalılar için 2044 ve 2029 yılında çalışmaya başlayacak kadın sigortalılar için 2048 yılından sonra devreye girecek bir düzenlemedir.

SORU 33:  Çalıştığım kamu idaresi özelleştirme kapsam / programına alındı, Sosyal Güvenlik yönünden hangi mevzuata tabi olacağım?

T.C. Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunmakta iken özelleştirme  programına alınan SGK. ve kuruluşlarda çalışan ve diğer kamu SGK. kuruluşlarına nakledilmeyerek çalışmaya devam eden personel zorunlu olarak,  Özelleştirme programına alındıktan sonra bu kuruluşlarda emeklilik hakkı tanınan kadro ve pozisyonlara atananlar ise istekleri halinde,  5434 sayılı Kanunun Ek 71. maddesine göre ilgilerini devam ettireceklerdir.  Ancak, bu kuruluşlardan özelleştirilmeleri sonucu sermayelerindeki kamu payı %50’nin altına düşenler ile bunlardan satılan veya devredilenlerde T.C. Emekli Sandığına tabi olarak çalışan personelden isteyenlerin Sandıkla ilgileri devam ettirilecek, kamu payının % 50’ nin altına düştüğü tarihten sonra atananlar ise Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeyecektir. 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca ise özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan personelden kamu SGK. ve kuruluşlarına atanacak olan personelin eski SGK.ları ile ilişkilerinin kesileceği tarihe kadar geçecek süredeki, aylık ücret, sosyal hak ve yardımlar ile her türlü özlük haklarının özelleştirme fonundan ödenmesi ve bunlardan 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta olanların bu süre içinde 5434 sayılı Kanuna göre kurulan ilgilerinin devam ettirilmesi, nakil işleminden sonra ise personelin, atandığı SGK.un mevzuatına tabi olması gerekmektedir. Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamında bulunan bir SGK.da 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta iken SGK.un özelleştirilmesi sonucu 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca başka bir kamu SGK. veya kuruluşlarına atananların atandıkları SGK. veya kuruluş 5434 sayılı Kanun kapsamında olan ve kadro ihdası yapılmış bir SGK. olması halinde, atananlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır. Aksi taktirde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

SORU 34: Sürekli iş göremezlik geliri ile yaşlılık, malullük ve ölüm aylıklarında alt sınır uygulaması devam edecek mi?

Kanunla malullük, ölüm ve yaşlılık aylıklarında alt sınır uygulamaları mevcut olup; Malullük ve ölüm aylıklarında, talep ve ölüm tarihi itibariyle bağlanacak aylıkların talep ve ölüm yılından bir önceki yılın Aralık ayında ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olamayacağı, Yaşlılık aylıklarında, Kanunun yürürlük tarihinden sonraki süreler için bağlanacak aylıkların, sigortalının mevcut çalışmalarının asgari kazançlar üzerinden hesaplanan ortalama aylık kazancının % 35 inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamayacağı, hak sahibi kimselerin aylıklarının; hak sahibi bir kişi ise hesaplanan alt sınır aylığının % 80'inden, hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az olamayacağı, Sürekli iş göremezlik gelirlerinde başkasının bakımına muhtaç olanlara bağlanacak gelirlerin, prime esas kazanç alt sınırının aylık tutarının % 85’inden az olamayacağı, hüküm altına alınarak, alt sınır uygulaması devam ettirilmektedir.

SORU 35: Geçici İş Göremezlik Ödeneği hangi şartla ve hangi miktar üzerinden ödenecektir?

İş kazası ve meslek hastalığı hallerinde, geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek için hiç bir koşul öngörülmemektedir. 506 sayılı Kanunda, hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği alınabilmesi için gerekli olan 120 gün prim ödeme şartı aranırken bu Kanunla 90 güne indirilmiştir. Ayrıca mevcut uygulamada SSK’da olduğu şekilde yatarak tedavilerde günlük kazancın 1/2 oranında geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi düzenlemesi bulunmaktadır. Mevcut uygulamada Bağ-Kur’da herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneği olmamasına rağmen yeni düzenlemede iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halleri için de geçici iş göremezlik ödeneği imkanı getirilmektedir.

SORU 36: Kadın esnaf doğum yaparsa iş göremezlik parası alacak mı?

Esnaf kadınlarımıza bu Kanunla ilk defa doğum öncesi ve doğum sonrasında iş göremezlik ödeneği verilmesi imkanı getirilmektedir.

SORU 37: İş kazası, hastalık ve doğum gibi hallerde ödenen iş göremezlik ödeneği azaltılıyor mu?

Hayır, azaltılmıyor. Halen bu durumlarda ödenen miktarlar aynen korunduğu gibi Bağ-Kur’lu sigortalılara da iş kazası ve doğum hallerinde iş göremezlik ödeneği verilmesi hakkı getirilmektedir

SORU 38: Bağ-Kur’luyum.  İş kazası geçirdiğim takdirde hakkımda diğer sigortalılar gibi iş kazası hükümleri uygulanacak mı?

Yeni düzenleme ile Bağ-Kur sigortalılarının iş kazası geçirmeleri halinde, bu sigorta kolundan Kanunda öngörülen tüm yardımlar yapılacaktır. Bunlar,  sağlık yardımlarının yapılması, geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş göremez duruma düşmesi halinde, sigortalının kendisine, ölümü halinde de hak sahiplerine gelir bağlanması ve cenaze ödeneği verilmesidir.

SORU 39: Hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneğinin şartları ağırlaştırılmakta ve miktarı eskiye göre azaltılmakta mıdır?

Kanunla, iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek için hiç bir koşul öngörülmemektedir.  506 sayılı Kanunda, hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği alınabilmesi için gerekli olan 120 gün prim ödeme şartı aranırken bu Kanunla 90 güne indirilmiştir. Ayrıca mevcut uygulamada SSK’da olduğu şekilde geçici iş göremezlik ödeneğinin; Yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı, Ayaktan tedavilerde ise üçte ikisi oranında verilmesi yönündeki düzenleme korunmuştur.

SORU 40: Emzirme ödeneği kimlere, hangi tutar üzerinden verilecektir?

Mevcut uygulamada sadece çalışan SSK’lılar için 50 YTL olarak ödenmekte olan emzirme ödeneğinin kapsamı yeni düzenleme ile genişletilerek,  Bağ-Kur’luları da kapsayacak şekilde; sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, sosyal taraflardan işçi, işveren ve emekli temsilcilerinin de bulunduğu SGK. Yönetim Kurulunca belirlenen Bakanlıkça onaylanan tarifeye göre emzirme ödeneği verilmesi imkanı getirilmiştir.

SORU 41: İşsiz kalınan sürelerde prim ödemeyen sürelerin telafisine ilişkin bir düzenleme var mıdır

Yeni düzenleme ile Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerden 18 yaşını dolduran ve talepte bulunanlar isteğe bağlı sigortalı olabilecektir. İsteğe bağlı sigortalı olmak için SSK’da aranan 1080 gün  ile Emekli Sandığında aranan 10 yıllık hizmet süresi şartları kaldırılmış ve bunlara genel sağlık sigortası primi ödemeleri suretiyle sağlık hizmetlerinden yararlanma, 30 günden az süreli işlerde çalışanlara da eksik sürelerini isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlamaları imkanı getirilmiştir.

SORU 42: İşveren daha az sigorta primi ödemek için kazancımı düşük gösteriyordu. Yeni yasada bunu engelleyici düzenlemeler var mı?

Bu Kanunla ücretlerin bankalar vasıtasıyla ödenmesi öngörülerek, SGK.a da bankalardan bilgi ve belge isteme hakkı getirilmiştir. Bu durumda, işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin prime esas kazançlarını olduğundan daha az göstermeleri imkanı ortadan kalkacaktır.

SORU 43: Ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş yapan bir müteahhidim. Bu ülkelere götüreceğim Türk işçileri için prim yükümlülüğüm nedir?

İşverenler, ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelere götürdükleri Türk işçileri için işyerinin tehlike derecesine göre % 1 ila 6,5 arasında  kısa vadeli sigorta kolları primi  ile % 5’i sigortalı, % 7,5’i de işveren hissesi olmak üzere %12,5 oranında  genel sağlık sigortası primi ödeyeceklerdir.  İşçilerin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanacaktır. Yeni getirilen düzenleme ile işverenler üzerindeki yükler azaltılırken, sigortalılar yönünden, bunların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık güvencelerine kavuşmaları sağlanmıştır.

SORU 44: Halen çiftçilik yapmaktayım. Benim sigortalılığım nasıl olacak?

Yeni düzenleme ile; tarımsal faaliyette bulunanların asgari ücretin yarısı üzerinden prim ödeyerek 30 gün hizmet kazanmaları ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları imkanı getirilmiştir.

SORU 45: Eşim 6 yıllık Devlet memuru iken vefat etti. Çocuklarıma aylık bağlandı ancak bana bağlanmamıştı. Bu Kanundan sonra bana da aylık bağlanacak mı ? Bağlanacaksa geçmişe yönelik toplu bir para ödenmesi söz konusu mu ?

Evet, eşinizin 6 yıllık hizmet süresi bu Kanuna göre ölüm aylığı bağlanması için yeterli olduğundan, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapacağınız başvuru üzerine tarafınıza aylık bağlanabilecektir. Önceki sosyal güvenlik mevzuatına göre; hizmet süresinin 10 yıldan az olması nedeniyle aylık bağlanamayan dul ve yetimlere artık ölenin  5 yıl hizmetinin bulunması halinde dul ve yetimlerinin 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapacakları başvuru üzerine müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacaktır. Bu durum 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni bir hak olduğu için geçmişe yönelik bir ödeme söz konusu olmayacaktır.

SORU 46: Eşim 3,5 yıllık devlet memuru iken vefat etti. Askerlik süresini borçlanarak 5 yılı tamamlarsam bana aylık bağlanacak mı?

Evet, hak sahiplerinin ölen adına borçlanacakları hizmetlerle birlikte 5 yılı doldurmaları halinde kendilerine borçlanma tutarlarını  ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanabilecektir.

SORU 47: Cenaze yardımından yararlanma şartları nelerdir ve yardım miktarı nasıl belirlenecektir ?

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, vazife malullüğü ya da yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalıların hak sahiplerine hiçbir koşul aranmadan cenaze yardımı ödenecektir.  Hali hazırda SSK ve Bağ-kurda 247,43 YTL olan cenaze ödeneği miktarını belirleme  sosyal taraflardan işçi, işveren ve emekli temsilcilerinin de bulunduğu SGK. Yönetim Kurulu kararı ve Bakanlık Onayı ile bu miktarın belirlenmesi öngörülmektedir.

SORU 48: Hizmet akdine tabi çalışan sigortalıların hak sahiplerine hangi şartlarla ölüm aylığı bağlanacaktır ?

Hizmet akdine istinaden çalışan sigortalılar için borçlanma süreleri hariç olmak üzere 5 yıl sigortalılık süresi 900 gün prim ödeme şartı ile ölüm aylığı bağlanacaktır.

SORU 49: Hak sahibi eşlerin hisseleri % 75’ten % 50’ye düşüyormuş doğru mu?

Halen ölüm aylığı almakta olan dul eşlerin bu aylıkları aynı şekilde devam ettirilmektedir. Kanunla sigortalının dul eşine, çalışması, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alması veya aylık alan çocuğunun bulunması halinde % 50 oranında aylık bağlanacağı öngörülmüş olup, bu durum kamu görevlilerinin dul eşleri için  sürdürülmekte olan bir uygulamadır. Bu konuda da norm ve standart birliğinin sağlanması amaçlanarak, çalışmayan ve düzenli geliri olmayan dullar ile çalışan veya aylık alan dulların ölüm aylıkları farklılaştırılmıştır. 

SORU 50: Boşandığı halde eşiyle birlikte yaşamaya devam eden ve bu arada aylık almaya devam eden kız yetimlerin aylıkları bundan sonra kesilecek mi?

Bağlanmış aylıklar eski hükümlere tabi olduğundan bunların aylıkları kesilmeyecek, ancak bu Kanundan sonra yetim aylığı bağlanmış olanlardan eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilerek, bu kişilere ödenmiş olan tutarlar geri alınacaktır.

 

SORU 51: Kanundan önce Emekli Sandığından yetim aylığı alan ve aynı zamanda özel sektöre tabi sigortalı çalışan kız yetimlerin aylıkları kesilecek mi ?

Hayır, bu kanundan önce Emekli Sandığı Kanununa göre bağlanmış aylıklar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağından 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile bu durumdakilerin aylıkları kesilmeyecektir

SORU 52: Hak sahibi kız çocuklarına aylık bağlanması için yaş koşulu getiriliyor mu?

Kanunla hak sahibi kız çocuklarına çalışmamaları ve kendi çalışmalarından dolayı gelir ve aylık almamalarının yanısıra evli olmamaları şartıyla aylık bağlanacağı öngörülmüştür.

Yorum Yaz